Farzet ki sesli düşündüm
Farzet ki kendi kendimle konuştum
Farzet kimseye değil kendimeydi sözüm
Farzet ateş değil bir közdüm
Farzet yağmur yağdı söndüm
Ama bilme o yağmuru yağdıran bulutun sen olduğunu...
Döndün meleğim döndün.
Sonunda sevdiğine döndün.
Gül gülüşünle, o tatlı bakışınla,
Ve en sıcak öpüşünle döndün.
Kader çıldırmış olmalıydı bir an.
Bizi bizden almaya kalkıştı.
Dün;
Bedenimde can,
Damarımda kan,
Dizimde derman gibiydin.
Bugün;
Bir uçurumun kenarındaydılar
İtmesi gerekmiyordu düşmesi için
Tutması gerekiyordu düşmemesi için
Tutmadı...
Herkesin bayramı başkadır.
Annenin bayramı çocuk,
Çocuğun bayramı, bayramlık,
Ağacın bayramı dal, yaprak,
Arınınki bal, gülünkü aldır.
Benim bayramımsa sensin Elenora!
Bazı insanları diyorum,
keşke tanımasaydım yakından.
Ne güzel seviyordum,
uzaktan uzaktan...
Ölsem haberin olmayacak sevdiğim!
Oysa seveceksen risk almalısın;
Uçurumun dibinden aşağıya bakmalısın.
Düşmek seni korkutmamalı.
Hem belki düştüm sayende
Ve uçurumun dibindeyim
Bir gün kavuşalım olur mu?
Bir gün kavuşalım.
Çünkü ben bir kere gördüm seni
Ama bir kere tutamadım ellerini.
İmkânlar imkânsızdı,
Sebepler sebepsiz
Hiçbir şeyi bilmem ben,
Kendimi bilmekten önce.
Önce kendimi bilirim,
Sonra eli.
Ve bu yüzden hiçbir insan kıymetli değildir,
Kendini bilen insandan önce.
Sen, bir insan ormanının ortasında;
Ben, susayıp da sevgiye,
Uzanıp da kana kana içmeye,
Şavkın vurup da suya,
Şavkına kandığım;
Uğruna kor olup yandığım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!