Sözler kifayetsiz kalıyorsa bir yerlerde,
Anla ki artık susma vaktidir.
Zaman kelimeleri boğazına dizme zamanıdır.
Diz boğazına bildiğin tüm kelimeleri!
Anlatmak isteyip de anlatamıyorsan bir şeyleri,
Boşuna anlatmaya çalışma;
Sustu bütün bacalar.
Işıklar zaten sönmüştü.
Uzaklardan gelen çakal sesleri,
Berilerdeki köpek havlamalarına karıştı.
Çırılçıplak gökyüzünün koynundan,
Hain bir ayaz,
Ne kadar uzaksın bana Valdeta.
Sana varmak için kanatlarım yok benim!
Ama sana vermek için bir ömrüm,
Baştan aşağı sen dolu birde yüreğim var.
Valdeta, ne büyülü sesin var senin,
Hayatını her şeyden değerli kılan bir şey olmalı hayatında. Her şey o söz konusu olduğunda anlamını yitirmeli ve gölgede kalmalı. O hayatında olduğu için yaşamayı sevmelisin ve o hayatında olduğu için mutluluk duymalısın. Onun varlığından daha büyük bir mutluluk sebebi bulamamalı, yokluğundan daha büyük bir keder seni onun kadar üzememeli. Onunla yaşamalı, onunla nefes almalı, o yanında yoksa bile yanındaymış gibi sokaklarda yürümeli, caddeden karşı karşıya geçmeli, işe gitmeli, işten çıkarken onu da yanına alıp dönmelisin. Onsuz yaşamak seni nefessiz bırakmalı. Onu düşünmekten yorulmalı, her yorulduğunda tekrar onu düşündüğünde yeniden can bulmalısın canında.
Ama öyle biri yoksa hayatınızda, mutluluğunuzu bölüştürmüşseniz başka şeyler arasında, yaşamayı sevme sebebiniz hayatınızda hep süre gelen rutin şeyler ise, nefessiz kalma sebebiniz hayatın günlük koşuşturmacalarıysa, işten çıkarken onu da yanınıza alıp dönemiyorsanız, caddede karşıdan karşıya geçerken önce o, sonra o ve tekrar sonra onun gözlerinin ışığıyla değil de kırmızı, sarı, yeşil trafik ışıkları sıralaması ile geçiyorsanız, günün vakitleri arasında geçişlerde sorun yaşamıyor, gün sonunda "onsuz ömrüm bir gün daha azaldı" demek yerine "çok şükür bugün de bitti" diyebiliyorsanız ve gece olunca başınızı yastığa koyduğunuzda horul horul uyuyabiliyorsanız sevgi, aşk ile sizin kapınızı hiç çalmamıştır...
Sağırdım, kördüm belki de;
Hatta biraz da kördüğüm,
Senden gayrısına.
Ama gördüm gerçeği.
O gün, o sıcak yaz günü,
Mutluluğun ellerinden tutup,
Eğer sevdiysen birini
Kalbin bildiysen kalbini
Tutup ısıttıysan üşüyen ellerini
Vedasız gitmeyeceksin
Eğer sevdiysen birini
Sen, bir insan ormanının ortasında;
Ben, susayıp da sevgiye,
Uzanıp da kana kana içmeye,
Şavkın vurup da suya,
Şavkına kandığım;
Uğruna kor olup yandığım,
Bazan o kadar sezsizdir ki gece
Bir kibrit çaksan sesini duyarsın çok uzaklardan;
Işığını görürsün kilometrelerce öteden.
Yaktığını ve ışıttığını anlarsın geceyi.
Ve bazı gecelerde vardır ki
Benzinde döksen, ormanlarca ateşte getirsen
Sonra vazgeçtim,
Sevmekten de
Sevilmek istemekten de;
Bütün dalları sizin olsun
Dutun da, kirazın da
Ve hatta o çok sevdiğim gül çiçekleride...
Anan varsa dünya senin,
Yoksa, dünya neyine senin.
Varsa abin daya sırtını,
Yoksa abin yırt pırtını...
Anam da yok, abim de yok,
Dünya sende hiç gözüm yok!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!