Gidemiyorum!
Gidecek yerim var sanıyordum.
Oysa yokmuş gidecek hiç bir yerim.
Ne kadar da sert çekmişim,
Çıktığım bütün kapıları.
Yakışmaz bana biliyorsun,
Orada bir şehir vardır.
Şehrin kıyısında bir deniz,
Denizin kıyısında insanlar,
Göğünde martılar;
Martıların kanatları.
Öpmen yok, sevmen yok.
Hart hart ısırmana ne diyeyim!
Tatlı tatlı gadan alayım,
Kuru kuru kurban olayım.
Yalandan kim ölmüş?
Seni seviyorum Mecnun,
Ayvazovski’ yi bilir misin sen sevgili?
Hani o büyük ressam.
Hani o Rusya da kopan fırtınalardan kaçıp da,
İstanbul’a sığınan.
Hani o denizlerin, dalgaların,
Fırtınaların ve gemilerin ressamı.
O sensin biliyorum,
Eminim adım gibi.
Elleri dolu dolu
Ve dünyaya baharları getirmek,
Yeryüzünün bütün kırlarını
Çiçeklerle bezemek için
Sen denizi ve papatyaları,
Bense dağları ve papatyaları severim.
Hadi dağlar gibi gülümse sevdiğim!
Gülümse ki yüreğimin doruklarında karlar erisin,
Dört yön papatyaya,
Her yan bize kessin.
Param olsa terk etmezdin
Param yoktu terk eyledin
Sevdim deyip çark etmezdin
Param yoktu terk eyledin
Dünya baki kalmaz kula
- Beni ne kadar seviyorsun, dedim;
- Çok seviyorum, dedi.
- Ne kadar çok, dedim;
Kollarını açtı, sağ eli cama değiyordu.
- Bu kadar mı, dedim;
- Camı aç, dedi.
Neydi sevgi?
Sevgi Gül Ağacıydı
Sevgi güldü, çiçekti, kırdı, kelebekti
Neydi sevgi?
Ağaçtı, ormandı, kuştu, yapraktı, yeşildi.
Sevgi gökyüzüydü.
Biz hayatı sevdik,
İnsanları sevdik,
İyiliği sevdik,
Aşkı sevdik.
Sevdik ki yaşıyoruz.
Sevdik ki mutluyuz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!