Ben bu filmin kötü adamıyım;
Uzak dur benden!
Çünkü ben kuşlarla konuşuyorum,
Onlara;
"Sabahları alçaktan uçmayın,
Bebekleri kanat sesleriniz uykularından uyandırır" diyorum.
Her şey senin içindi.
Seni kazanmak için bir şey yapmamıştım,
Kendim olmaktan başka.
Sen buldun, sen gördün, sen sevdin beni.
Sonra da sevdirdin kendini,
Gülüşün, bakışın ve dokunuşunla.
Damarlarını damarlarımla kestim,
Kanayacaksın
Damar damar.
Arayacaksın
Köşe bucak,
Bulamayacak,
Ah be güzelim,
Sen dünyamız neden böyle sıcak,
Neden küresel olarak ısındık sanıyorsun?
Tabiki kutuplarda buzullar eridi diye.
Peki kutuplarda buzullar neden eridi biliyor musun?
Tabiki ben seni özlüyorum diye.
Seninle değişti her şey,
Sen gelince anlam kazandı hayat.
Seninle fark ettim baharın çiçeklerini.
Sen öğrettin gökkuşağının yedi rengi olduğunu.
Başımı gökyüzüne kaldırmayı,
Yıldızlara bakmayı,
Göçmen bir kuştun.
Belki de kışı atlatıncaya dek,
Sıcaklığıma sığınmış.
Son cemre düştü,
Bahar da geldi.
Niyetin konukluğuma,
Kuşu bilir misin sen,
Peki ya tüyü?
Bilmiyorsan öğren.
Çünkü ben;
Kuş kadar özgür,
Tüy kadar hafifim.
Sen güzel gözlüm,
Sen yufka özlüm,
Sen benim nazlım,
Sen hasretimsin,
Bu gece yağmur yağsın,
Oysa sana olan sevdam,
Gönül kapının eşiğinde
İçin için ağlayan
Ve içinin gözünün yaşının
Silinmesini bekleyen;
Görmediğin,
Soğuktu,
Ve kar yağıyordu,
Şehrin caddelerine.
Sokak lambaları belli belirsizdi.
Ayak izlerim belliydi yalnızca.
Saçlarımdan kar yağıyor,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!