Ne büyük bir hanmış şu göğsüm üzeri,
Kimler konmuş, kimler göçmüş hiç bilmemişim.
Ömür güneşi batarken bir akşamüzeri,
Saçlarıma karlar yağmış ben görmemişim…
Gerçekten ne sevmiş, ne sevilmişim.
Yangınım;
Ya gel söndür yaktığın bu yangını,
Ya da kor ateşlere at kalan yanımı...
Bir gün döneceksin biliyorum.
Çünkü bu âlem de benden başka ben yok.
Benden başka, seni, ben gibi sevecek yok,
Karşılıksız ve almadan sana sevgisini veren.
Döneceksin biliyorum.
Seni yine yıkacaklar,
Sen Benim Şiirimsin
Ne isen onu yazmalı kalemim.
Aşksan aşkı yazmalı,
Aşkı konuşmalı,
Aşkı anlatmalıyım.
Sonra ki çok sonra,
Uzun yollar ve yılların ardından,
Uzun yollar ve yılların yorgunluğuyla,
Nefes nefese biri gelir.
Önce, o yorgunluk ve o yoğunlukla,
Ki her nasılsa;
Sen çaresizlik nedir bilir misin sevgili?
Elinin kolunun bağlı olması,
Sessiz bir çığlığın boğazını kuşatması,
Kelimelerini cebinden çıkaramamak,
Haykırmak isteyip de kimselere haykıramamak.
Bir kafese kısılıp kalmak yâda;
Şimdi ağlamak istiyorum.
Küçük, soğukta kalmış bir sokak kedisi gibi.
Katıla katıla,
İçmek belki de.
Sensizliğe.
Seninle,
Bilsen, neler neler kaybettim,
Ne çok şeyler geldi geçti başımdan.
Bilsen, bu kadar acele etmez,
Bilsen, ha bir eksik,
Ha bir fazla fark etmez.
Bilsen, kazanan olurdun.
Beni çok sev be gülüm,
Öyle çok sev ki beni,
Ama kavuşmayalım.
Öyle çok sev ki
Vuslatımız Mahşer’e kalsın.
Öyle çok sev ki;
Yorulsa bile ayaklarım döndürme yolumdan
Zor olsa bile gönderme bağır-çağır ardımdan
Ölsem bile gömdürme tutuş, tutturma salımdan
Sen kır, sen vur, sen öldür ama beni sensiz bırakma…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!