Yıkılmış bir adam düştü yolda.
Dizleri kanamış,
Elleri yırtılmıştı.
Acımıyordu canı.
Yüreğindeydi yarası.
Anlatamamıştı kendini,
Daha Ölmedim ki
Yazarsam yürekten yazar,
Seversem yürekten sever,
Yaşarsam yürekten yaşar,
Ölürsem yine yürekten ölürüm…
Yalnız aylar değil, mevsimler geçti
Takvimler yıl dedi dön artık geri
O gün doğan kuzular kurbana düştü
Kulun kurbanın olayım dön artık geri
Yokluğun bağrımı döndürdü küle
Değerini bil sevginin
Yarın çok geç olabilir
Bak dönüyor koca dünya
Ömür geçmiş olabilir
Gel, geçmeden duyguların
Elveda içimin sızısı.
Alnımın silinen yazısı,
Gecelerimin uykusuzluğu,
Gündüzlerimin güneşi,
Mayısta dallarımı dolduran kirazım;
Eylülüm, sararan yaprağım elveda…
Hiç kimseler dinlemezken dinle beni…
Hiç kimseler anlamazken anla...
Gecenin sessizliği yankılanırken içimde.
Ayaz kudurmuş bir köpek gibi saldırırken bedenime.
Uyku gözlerini esir almaya çalışsa da benden...
Dinle beni ey sevgili;
Gidelim gönlüm.
Hadi gidelim;
Gün gelir,
Karlar erir,
Sular coşar,
Bahar gelir,
Şimdi en az sıcak bir Temmuz kadar uzaksın bana.
Temmuz kadar uzak, Mart kadar tuzaksın bana.
Hatırla, en son Temmuz'da değmişti canım, canına.
Kanında varmış vefasızlık ki Şubat kadar soğuksun bana...
Ne sevdim, ne gördüm, ne de tanıdım seni,
Artık saçlarının sonbaharı yok,
Sesinin lafazan kalabalıkları hiç olmayacak.
Senden, saçlarının sonbaharından gittim,
Yenik aşklar kraliçesi;
Papatyaların bembeyaz ve sapsarı baharlarına…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!