Artık saçlarının sonbaharı yok,
Sesinin lafazan kalabalıkları hiç olmayacak.
Senden, saçlarının sonbaharından gittim,
Yenik aşklar kraliçesi;
Papatyaların bembeyaz ve sapsarı baharlarına…
Uzaklardasın sen, çok uzaklarda.
Şimdi uzak bir şehrin,
Uzak bir semtinin,
Orta mahallelerindeki evindesin.
Belki birazdan ellerini çenene dayayıp,
Pencere kenarına oturup,
Yağmur bırakmayan bulutlar gibiydin.
Çatlamış toprak misali beklerken seni,
Sen saklanmayı seçtin.
Bir sözün dünyalara bedelken,
Susmayı tercih ettin.
Gidişin eceldir,
Dün olduğu gibi bugünde mavi gökyüzü.
Yağmurlar yine bulutlar toplanınca yağıyor,
Hâlâ ve yine yeşile kesiyor kırlar.
En sarı sıcakta,
Rüzgârlar esince serinliyor yeryüzü.
Yuvasız değil kuşlar,
Benim partim,
Senin partin yok arkadaş;
Benim ülkem var!
Varsa bir ülken
Ki var, mazisi pek şanlı,
Toprağı, en kanlısından;
Özlemlerin ötesinde özlemek seni,
Rüyaların berisinde beklemek seni,
Yüreğimin kuytusunda saklamak seni,
Acı çekmek, inlemek ve sevgi şiirleri…
Bir gün, seni ya da kendimi,
Ve bir deniz kudurur içimde;
Sen uzaklaşırken benden.
Bir deniz köpük köpük vurur sahile.
Vakit akşama vurmak üzeredir kendini.
Bulutlar yakındır yere,
Yağmurlar düştü düşecektir;
Git başımdan Mualla,
Cehennem ol git başımdan!
Ben dindiremedim, dindiremem de ihtiraslarını,
Yol olamadım, olamamam da heva ve heveslerine,
Git, ama mutlaka git;
Ardahan’a git, Van’a git,
Bir zamanlar biri vardı.
Ama bir zamanlar...
Şimdi ne o zamanlar var,
Ne de içimde biri.
Kalbimse bir viran yeri,
O günden beri.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!