Sevinçler ve hüzünler yüzümüzde derin çizgiler biriktirir.
Gölgelenir vaadi bitmiş umutların
Gün ışığı değerken kirpiklerimize
Yaşama bir adım daha istekli yürürüz
Bir adım daha yaklaşır ufkun esrarengiz güzelliği
Dağıtır içimizdeki tabuları gözlerimiz
Heybesinde bir öğünlük somun vardı
Kursağında can pazarı
Ayaklarını iğneleyen kaldırımlardı
Kalbinde atılmış çalımları
Omzunda sessizliğin hazin yükü
Dilinde ay kesiği yarayla
Bir başlangıcı olmalı
Her ne ise düşünmeden
Atılmalı dalgın kırlangıçlar gibi
Uzakların seni bulduğu yerde uyanmalı
Aradığın gözler
Bir başlangıcı olmalı
Ah o eski şehir
Ah o şehir
O eski şehir
Kabuk bağlamış yarınlarına
Buzdan pistler dökülmüş sanki yollarına
Lambaların kolladığı karanlıklar yok mu
Katran karası karanlıklarda örselendi başım
Öfkeli yağmurların şıpırtılarıyla irkindi
Göz çeperlerimden inen yalnızlığım
Bir nehir olup taşıyor
Yolu bulunan umutlara
Umman denizlere ulaşmak için
Hani ilk yılların heyecanı
Aklın uçuk, hayallerin kızgın buhranı
Lal dilin, sanki uzaklara
İliklerine kadar işlemiş
Lapa lapa yağan kor misali
Ellerim düşmüş bir yanıma
Bir yanımda düşlerim yarı uykuda
Kalakalmış rüyalarım bir başına
Gecenin bir yarısında
Bir ömrü geçirmiş gibi
Koynuma yıldızlar düşmüş
Duyulurmu yar sesim
Köşe bucak yollarda
Bir hasrettir boyun büküp
Kalakalmışım dağlarda
Yağmalanmış yüreğımde vakitsiz uçan kuşlar
Gökyüzünü göremeden bir intiharın eşiğinde
Ilık bir kan damlar tenimden yerlere
Islıklar duyulur mezar denen beşiğimde
Sallandırın derin bir uykuyu arzular gözlerim
Kimsesizken koynuma aldığım sessizliğin içinde
Bir insan sevmeli
Mührü bulanmamış kağıtlardan
Baharı dökmüş ağaçlar ırgalanmalı gözlerinde
Sabahı şakaklarında sayan çizgiler bırakmalı
Kalabalık bir meydanda uyanmalı yüreğin
Adımların ve adımlarının arasında




-
Yaşar Tandoğan Karabulat
Tüm YorumlarBaşarılar, sevgili kardeşim.