Ağla yüreğim ağla
Ciğerim kanla dağla
Gönül yarasıdır bu
Geçemez balla yağla
Derdimi kimse bilmez
Bir vefasız dosta düştüm
Sengi mezarım ıraktır
Bir çaresiz derde düştüm
Dermanı maraz uzaktır
Bir devasız aşka düştüm
Ahu düşlemek tuzaktır
Ne Selefiler gibi zahiri
Ne Hurufiler gibi batıni
Belki Mutezile gibi akli
Az da Hariciler gibi nakli
Denir buna İslami çorba
Sevimli mi sevimli torun Alya,
Küçücük ağzından çıkarır salya.
Peşinden koşturur dedeyi bal ya!
Vermek isterim çiçek balya balya.
Dolaştım memleketin her köşe bucağını
Görmedim ana şefkatinden pek sıcağını
Sinmişken sinesine bir yârin kucağını
Yüreğinde hissedersin saplı bıçağını
Benim diyen ruhsuzlar
Bendim diye ruh sızlar
Varım diyen kalpsizler
Vardım diye kalp sızlar
Köprü altında ben köpekle yatan
Yalnızız ve uyuyoruz soğukta
Ayak sesleridir kalabalıktan
Beynimizde zonkluyor kara kışta
Katilidir köpeğin ve de benim
Eyle şen göründüğüme bakmayın
Vurgunam a dostlar vurulmuşam men
Durgunam a dostlar durulmuşam men
Unutmuşam a dostlar unutulmuşam men
Dargınam a dostlar darılmışam men
Tanrı görünmezdir, sessizdir; belki hissedilir.
O, aklı yalnız beşere bahşetmiştir.
En büyük eseri insana kâinat ve tabiatın diliyle konuşur.
Konuşan vahiy veya ilham edilen insandır; Tanrı değildir.
Peygamber denilen ender ve önder adama dedirtir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!