Gözlerin hüznün emanetçisidir
Gel,gel de al emanetini ey sevgilim
Kırlardaki çiçekler bile sensizdir
Kerem eyle de gel,gel ey sevgilim! ..
Sen dünyanın bir ucunda cidden ölen kadın
Biz senin bakışlarına dalıp sana eşlik etmek istiyoruz.
Yani senin çözdüğün ilmeği bizim ise düğümlediğimiz pasiflikleri
Ölüp de bir ciddiyet istiyoruz,haşa cihan savaşı değil.
Kısa Kent Şiirleri
Biz gece ve gündüzler,kayıp ilanı olan ömürler; bizler sarılalım birbirimize.
Çünkü insanların en büyük kaybı uzaklıktır birbirine.
Sana salt bir adalet takdim edemem
Yoksulluk içinde ol da diyemem...
Gerçek nedir şimdi?
Rüyan ne isterdi?
Bunları artık önemsemiyorsan,
Bir hırka giymişsen üstüne,
Küçük böğürtlen ağaçları;
Sizler de ağladınız mı, bu sabah,öğlen,akşam ve gece,
Neden bulamayıp-çünküsü olmayan şeylere?
Herhâlde bir vakit uyanıksınızdır küçük böğürtlen ağaçları;
Sabah,öğlen,akşam ve gece -ölmeden önce?
Terk edilmiş bir kule gibiyim
Çölün ortasında;
Kırık dökük gövdem
Ve kum gibi sapsarı,
Omuzlarım düşük,
Önce başlangıca esir oldum
Sonra içine girdim hayatının
Şaşkındım çocuğun gibi
Yanılgılarımla boğuştum
Daha fazlasıyla olmaya bir yabancı
Yakınında kalacak kadar cömerttim sana
Tüm ışıkları sönmüş bu kentin,
Bu karanlık caddelerde az mı ayak izlerimiz kaldı,seninle.
Şimdi yoksulluk çekiyorum,
Ne yürüyecek bir cadde kaldı geriye-
Ne de yüzünle aydınlanıyor bu kent.
Bu şehrin ışıkları sensiz,
Tası tarağı topladık
Unumuzu elemeden
Naçar bir ölüm
Cüceledi bizi...
Ebelendik.
Resmen ölümcül bir oyunduk...
Ensiz bir parça gibi düşerim avuçlarından
Tutamazsın,kalbin kırılır.
En huzurlu saatlerinin de yolcusu olursun
Düşersin kendine, bir yığın çocuk olursun.
Ah ne güzel olursun!




-
Mısırlı Bir Öğrenciyim
Tüm Yorumlarkahırede buyumek hakkınde sorularım var ıznınızden