Gülüşünün parlaklığı demir bir balyoz gibiydi.
Gülüyordu ama- amaları çoktu...
Bana çok nedenli kendimi hatırlattı;
O kelebekler sokağında kaç kez öldürüldüğümü,
Ve kaç defa daha uyuşmam gerektiğini unutsam da
'Ve unutmam ben yaşamayı.' desem de unutulduğumu
Yanında cennet gibi mutlu biri
Onun yanında cehennem gibi mutsuz biri
Yol uzun,gece ateş,gece tuz.
Ölüm cenazesiz,ceset topraksız.
Yol uzun,ölüm cenazesiz...
02.04.15.Konya
Çığırından çıkmış değildi sözler,çıksaydı iyiydi,
Öfkelenseydi,küsseydi iyiydi sözler.
Aklını yitirse,kalbini soysa büsbütün iyiydi,
Ama yapmadı.
Neden yapmadı?
Neden yapsındı sözler?
Ara sıra insan kendinden gider
Kendinden geçer de
Geçtiğinden geçemez
"Dünyası" işte...
Ben böyle
Kendine
Hayatına
Ölümle yürüyebilen
Yaşamla durabilen
Gerçeklerle ağlayabilen
Gülmek, en canlı sondur
En muhteşem dosttur
En can acıtan da odur.
Bir tiyatrodur gülmek...
Bir de şöyle yaptım;
Evirdim çevirdim kendimi
insana öyle baktım,gene olmadı;
Yine her yer yol-
Her şey ayna,
Ama bensiz...
Üşüyorum ulu çınar,üşüyorum
Dalların çok uzakta;
Bütün dünya evleri bataklıkta-
Batıyor,dallarını uzatsana...
ümitlerin kırılınca
masumiyetini gömersin içine
ölesiye üzgünüm
ölesiye üzgünüm
ölmeseydim üzülebilir miydim diye bilirsin içine
en masum ümitler karıncaların kalbinde bile kırılınca
Bir de veda ederken hep sesi değişirdi;
Sanki gitmek istemezdi.
Özlemi hala taze bir bahar bahçesi kadar naifti;
Sanki ayrılığa sitemler ederdi.
Yine de giderdi,gitmek isteğiyle -kalmak arasıyla...




-
Mısırlı Bir Öğrenciyim
Tüm Yorumlarkahırede buyumek hakkınde sorularım var ıznınızden