Yakın bir bilmece bu
Sunay'ın hiç büyük olmayan hali
Hayalini sunmak istedi
Bir çocuğun düşü ne denli derin
Ve uzak
Ve yakın
Gözlerindeki yakın ve uzak cennete dokunuyorum
Rüzgar başını bir yana çeviriyor,
Tıpkı bir annenin
Omuzuna ağır ve yorgun düşlerini yüklediği an gibi
Eşsiz bir samanyoluna ulaşırcasına
Uzaklaşıyorsun o an için.
Gözlerin,onlar tıpkı bir çiğ damlasını andırıyor
Berraklaşıyor ve aniden kayboluyorsun;
Ruhun kayıp giderken sensizleşiyorum.
Tüm yeşil çayırlarım göz yaşı döküyor ardın sıra.
Ender ziyaret ettiğim o ülkem, geliyor
Ve yerleşiyor yerine,
Acı ve tatlı
Yerleşiyor.
Tüm yel değirmenleri çıldırıyor!
Belliki onlarda ağlayışıma eşlik ediyor,
Hep bir ağızdan şarkılar,ilahiler söylüyoruz
Gidişine..
Ve dikenli böğürtlenlerin kokusu
Boş yeşil vadiye yerleşiyor
O an,ne mi oluyor?
Çocukluğumu yakınlaştırıyor,
Sanki tüm bedenim
Çoğlarak bir film şeridinin içine sıkışmış,
Kuşlar özgür olmalı,
Ülkem özgür,
Rular özgür,
Ve hiç bir beden sürgünleşmemli,
Anılar hiç bir zaman hazan yaprağının
Acı istilasına uğramamalı.
Çocukluğumu çıkarıyorum oracıktan,
Köprücük kemiklerim canımı yakıyor
Sanki bana ait değillermişcesine,
Un ufaklaşıyorum;
Sanki karanlığa benden önce gitmişler gibi
Yorgun ve ıslağım,
Artık gitmek istiyorum,
Mavi ülkemin gün batımına.
Şair Meral&Meri
25/06/2012/
"Annelerin annelik yapamadığı ve çocukların çocuk kalamadığı yerdi Suriye! "
Sal içindeki yakamozları denizlere
Uyuyan herkes uyansın,sarılsın tüm yalnızlıklar
Yeryüzünde dikensiz ve acısız
Alın yazıları kara bağlamasın
Yalnız analar ağlıyor sanılmasın ölüler ardından
Az buz değildir ölüme gidilen yol,öyle uzunda değil hani
Siz hiç aynı gökyüzünde aynı gecede ayrı kişiler aynı kişiler olmuş muydunuz, farzı muhal takımyıldızları gibi?
Kötü,bataklığın içinde yaşadığından iyiliği anlatır.
Onu tanır,onda kalmak için çırpınır.
Taş rüzgarı duyar -rüzgar da taşı.
Biri yol alır -bir hava
Her hâlükârda onlar alışveriş içindedirler.
Ve birbirlerini dinler,duyar,işitirler.
Peki ya insan?
Yelkenlerin erişemediği o muazzam rüzgar
Yanlızca bana içime erişiyor
Tolstoy'lu gecelerime idrak ediyor
Ve erişerek beni
Savaş ve barışın bonaparte'sine ulaştıyordu
O,ve benim gizemli aşkım
İzim izine yüz sürsün
Yüzüm yüzsüzlüğe yorgun.
Yok olayım,olmamış kalayım,
Sonsuzluk vuslatına varayım.
Hadi bırak ellerimi,ellerden de el olayım.
Savur beni senli olan her şeyin içine;
Başladım bugünden sevmeye,
Olgunlaşmamış yüreğimle.
Şahane günler için,
Umut için,
Güvercinler biriktirdim.
Nasıl geldiysem bu şehre;




-
Mısırlı Bir Öğrenciyim
Tüm Yorumlarkahırede buyumek hakkınde sorularım var ıznınızden