Ben ayrılığın türküsü
Sokakların gezginiyim
Bozgununu yaşadığım
Sevdaların bezginiyim
Ben hayatın kör kilidi
Yokuşların ezgisiyim
Sarsılan ben miyim, yoksa mekan mı?
Şu kış kıyamette yakalandığım
Mahşere gidişe beklenen an mı?
Acının seline düşüp kandığım
Hayattan ölüme kopuş sandığım
Kudüs!
Sana yakınlığım bir nefes öten
Ey sevdalılarını aşk ile örten!
Uzanıp ahdimi tut, sözlerimden
Yelesi rüzgarla koşturan atım
Gurbetimi yüklen sevdama götür
Koş be küheylanım, asi pusatım
Vuslatım donanan fermanı getir
Yüreğim el kıskacında, gözlerimse buğulu
Kelepçeli yalnızlığım, hasretim gül kokulu
Vuruldu hayallerim gecenin kavgasında
Esir düşmüş duygularım, geleceğim korkulu
Yıllarımla sığınmışım sabahın gölgesine
Maskeli kapıların ardında geçen ömrün
Kürek mahkumuyum ben
Kör, karanlık kuyularda bedelsiz
Aniden tutuşurken üstümde ki yorganım
İnfilakım titretir yeryüzünü
Ay ve Güneş'im dilsiz
Kalbime ok sapladın
Bağrıma közün attın
Yolunda iz bıraktın
Kulak ver nazlı gülüm
Kışı ayazlı gülüm
Kuşatma altında, korkulan yerim
İklimi kurumuş yeşermez gönlüm
Islak duygularla dökülsün terim
Don vurmuş dünyamı, pişemez gönlüm
Kuşlar
Düşlerimde uçarlar, yorulmadan
Yükseklere aşk yükümü taşırlar
Bunca sene garipliğim sorulmadan
İçimde ki göllerim de yaşarlar
Sızım sızım sızladığım!
Kaygan yanım tuzladığım
Şair, kaldı dağ eteklerinde
Patikaları pek ıssız
Şiirinden iniltiler geliyor, sessiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!