Nerden bileceksin, bizim ellerin bozkırlarına yağmak için
Dumanlı bulutlarımın gözlerinde damla damla biriktiğini?
Beni isyana, kahra gömen adımlarının
Rûy-i nigâr olan yâr! Ziyâ-bahş bir devirsin
Ufuklarından yükseliyor dağ-ı hasretim
Kalb-i virâne, mestâneler yoluna girsin
Erbâbı zaman için virdi mi hazır ettim
Gözlerimden doğ, boşal toprağımın üstüne
Mısralar dökülsün kalemimin uçlarından
Testiler dolusu sevda biriktirdiğim
İlkbaharım ol bahçelerime
Uykusundan uyansın evim
Tomurcuklar çiçeğe bürünsün gene
Bağımı kesmeden ayaz
Nasibin dedim, bölüştüm
Gönlümü doldurdum niyaz
Ipıssız yollara düştüm
Dua'larım kabul buyur
Gel seninle nöbetleşelim, ağır aksak geceye
Düş ülkesinin yollarına şiirler bırakalım
Göz ucuyla dertleşelim, kor düşerken heceye
Gün ağarana dek varıp izlerinden akalım.
Pazarcık elinden bir rüzgâr esti
Sûr’a benzer sanki ne yaman sesti!
Maraş’ımı sarıp nefesin kesti
Kalpleri çatlattı Maraş depremi
Gök maviliğinde kaybolan izim,
Adını yazarken yol tutar beni.
En onulmaz yara, aşkta denizim,
İçime esersin yar, yel tutar ben.
Neden vurdun yar bana?
Sen gittin ağyar bana
Aşkın bağlar yollarımı
Geniş dünya dar bana
.......
Mekan/sızım
Uyku tutunca gecemi
Başımı okşuyor taşlar
Yatak yorgan nedir bilmem?
Vefalıdır karındaşlar
Bahçıvanım toprağımda
Mayıs'ta gel ki görem, unutulmaz rengini,
Ellerinle ser yüz akın, bulamam ki dengini,
Lâl olur dil, görse seni, adın bir güzel çiçek!
İlahi bir yazgı mıdır, kim bilir ahengini?
Sayfalar dolusu yazsam, yetmez seni meth-ü sena,
Ay parçası gözlerinle kaplıyorsun engini.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!