Yusuf yüzlü Cengiz görev başında,
Özünün erdiği Hakk’a yürüdü…
Ak’landı Yıldız’ı hilal kaşında,
Sözünü verdiği Hakk’a yürüdü…
Çağırdı ününü Bilâl’e doğru,
Ülke; öyle bir çıkmaza girdi ki:
İşte, “ben yapınca oldu” diyorlar!
Ülke; böyle bir aymaza, hâlbuki:
Sayende vatandaş öldü diyorlar!
Hainler Vatanı böldü diyorlar!
İhtiras ateşi söner mi bilmem?
Nefsinin emrinde yaşarsa eyvah!
Akıbeti hayra döner mi bilmem?
Ateşe odunu taşırsa eyvah!
Hırs ile kaplanmış kör olmuş gözü,
İKRARI DİLDEN Mİ? BÖYLE Mİ DENSİN?
İKİSİ BİRDEN Mİ? HANGİSİ SENSİN? ? ?
Kâh tarafsız dersin, kâh-i kanunsuz!
İkrarı dilden mi? Böyle mi densin?
Kâh şerefsiz dersin, kâh-i namussuz!
Secde eden çam ağacı,
Yetmiyor mu ibret için?
O da Allah’a duacı
Yetmiyor mu ibret için?
Boğazından çıkan şu ses,
İnsan, insanlığın kıymetin bilse,
Sevgi dolar, huzur gelir dünyaya.
Seven sevileni, yürekten sevse,
Sevgi dolar, huzur gelir dünyaya.
Her girilen yede gönül yapılsa,
Bursa kent meydanında sesler yükseldi arşa,
Gök kubbeyi oynatan, Bozkurtların sesidir!
Çaldı hücum borusu gençler yöneldi marşa,
Kulakları çınlatan, Bozkurtların sesidir,
Şafağı aydınlatan, “İktidar Müjdesi”dir!
Aradığı edebi bulamamış şiirde,
Utandırıp cümleyi ağlatıyor ahirde,
Hece hüsrana uğrar gecedeki kahırda,
Belli ki rahat değil İlhami hitabından!
Şairlere ders verir insanlık kitabından…
Birincisi gelecek, neslimin güvencesi,
İkincisi varlığın, vatanımın bekçisi,
İnsanlığın özünü besleyen iki damar!
Namusumla, arımla oynamaz asla kumar!
Kahraman Mehmetçikle; İlim, irfan ordusu!
Neden yarattı Mevla’m, kendine hiç sordun mu?
İnsan, ne demek diye sen kafanı yordun mu?
Kul olduğun anlayıp, divanına durdun mu?
Sen yaşarken bedenin, dönmemişse Mevla’ya!
“İyi bilirdik” demenin, faydası yok mevtaya!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!