Boşa derman arama; bulunmaz, çaresiz de!
Ey’olmayan yarama, bulunmaz çare sizde!
Kördüğüm olmuş derdin, tıpkı bir ilmek gibi
Bir çözümü var ama bulunmaz çaresizde!
Dermanı görünse de bilinmez çaresiz de!
Şekilden şekile giren efendi,
Şeklime bakıp da sarıklı sanma!
İnsanı şekilde gören efendi,
Kanmayan başımı sarıklı sanma!
İzimi sürüp de çarıklı sanma!
Tek millet, tek bayrak, demişse tek dil,
Din demek isterken meğer dil demiş!
Kusursuzdur hâşâ, her sözü tekmil,
Din demek isterken meğer dil demiş!
Dil sürçmesi, Erdoğan çark etmemiş!
Evimi alenen yeren birine,
Çaşıt değil ise, hain denmez mi?
Sırrımı ellere veren birine,
Çaşıt değil ise, hain denmez mi?
Kar diye başına yağınca dolu,
Ramazan’ın hürmetine,
Açıldı Cennet kapısı…
Yaratan’ın himmetine,
Açıldı Cennet kapısı…
Uyma nefsin bühtanına,
Bundan kaç yıl önce tarih yazılmış,
Düşmanın plânı kökten bozulmuş,
Koskoca dünyaya meydan okunmuş,
Bir destan yazılmış, Çanakkale’de...
Toplanmış İngiliz, Fransız, Anzak,
Bilmem var mı senin gibi,
Başka vefalı sevgili,
Kucaklarsın tüm herkesi,
Vatan sana canım feda.
Eksiltme başında boranı, karı
“Birlik” rüzgârları, estir Erzurum!
Yüksünme göğsünde topla gül zarı,
Batmasın dikeni, kestir Erzurum!
Öyle bir estir ki, taşlar eğilsin
Haktan geldi bize İlahi Hak’tan
Yakıştı adına Halil ve Haktan.
Hükmedip Allah’ım halketmiş yoktan,
Bu aciz kulunu sevmiş Allah’ım…
Nur topu TORUN’u vermiş Allah’ım…
Düne kadar bana kuyruk sallayan,
Yalaklardan su içene bak hele! ..
Ahırdaki eşşeğimi nallayan,
Vatanıma göz dikene bak hele! ..
Açıldıkça çok şımarmış hergele! ..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!