Ne olur derdimi deşmeyin benim,
Sorumsuz kullara yanar dururum…
Bir defa aklıma düşmeyin benim,
Harlansa da közler, söner sürurum,
Vefasız kullara yanar dururum…
Eşi ve benzeri olmayan bir, tek;
Har zaman Sen vardın, Sen vardın Allah!
El-Evvel, el-Ahir, el-Zahir’de bak;
El-Melik, el-Kuddüs; olansın Allah!
Her zaman Sen vardın, Sen varsın Allah!
Ha sen bensin inan, ha da ben senim,
Sen yanarken her an yanıyor tenim...
Yedi düvel ayrı olsa ne yazar,
Özü yanan, özde duyan da benim!
Adı bir, tadı bir, meyve bir ise,
Beni bilmeyene tarif edeyim,
Demirden dağları yaran Türküm ben!
Cahili, gafili arif edeyim
Yürekte bağları saran Türküm ben!
Gönlümde sevdadır, kalbimde yeri,
Ziya Gökalp diyor ki:
“Türklük hadimine kim der Türk değil,
Soyca Türk olsa da piçtir, Türk değil! ”
Türklük ne demektir, nedir anlamı?
Çakallar sabrımı zorlamasınlar,
Dağları haine dar ederiz biz! ..
Bizimle oyun oynamasınlar,
Akşamdan sabahı zor ederiz biz! ..
Kim şımarttı, kim çiziyor falını?
“Atatürk’e ağıt” yazmış Veysel’im,
Damla, damla yaşı dizmiş Veysel’im,
“Başbuğ olmuştu mülke”, demiş Veysel’im,
Asırlık esere düzen yapmışlar,
Heyhat! ki Ozan’ı, sazan yapmışlar…
Gökteki bayrakta, ismimden korkan,
“Akil”den, “dane”den aman dilersin!
Bu kadar gevşek mi, çürük mü arkan?
Kâğıttan, haneden ismim silersin!
Devletin başında sildiğin nedir?
Açılım diyordun hep bir ağızdan,
Dağ fare doğurdu gözünüz aydın!
Kül bitti mangalda, tekbir ağızdan,
Dağ fare doğurdu gözünüz aydın!
Bunları görmezdik sen olmasaydın!
Mazlum gibi dilenirken,
Yaratan’dan korkmaz mısın?
Bıçak gibi bilenirken,
Sen Allah’tan korkmaz mısın?
Kuzuyu gördün emsalin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!