İktidar dedik mi, iki çeşidi gelir akla
Kusursuz insan fabrikası kurmakla görevlendirmiş insanlar girer birinci sınıfa
Kusursuz insanlara örnek alırlar kendilerini
Kusurları düzeltecek yeni makinalar üretir
Kendilerine benzetmek isterler diğerlerini…
Ve makinalar boş kalmasın diye ‘kusurlu’ insanlar tüketilir…
Ayıplar örtülmeli
Aleme karşı ayıp olmasın deyi…
En ince, en güzel oyalarla işlenmeli ki
İnsanın ağzının suyu akmalı,
Unutmalı veya affetmeli kötü niyetleri.
O geçmişte bir şahtı.
Mücadelesiyle kalpleri kuşattı.
Şimdi bir piyon olarak
meydanların trafik noktalarında,
sermayeye yol gösteriyor …
Otorite hiyerarşi dışında hiçbir kişinin kendisine yaklaşmasına, ilişkiye geçmesine izin vermez…
Takdis: Din adamlarının dua okumak suretiyle bir şey veya bir kimse için tanrıdan himaye dilemesi…
Resmi bayramlarda, toplumun yekpare ciddiyeti ve gülme unsuruna bu kadar yabancı oluşunun nedeni buydu.
O bayramlarda, insanın hakiki şenlikli doğası ihanete uğramış, bozulmuştur.
Gülme, dinsel kültten, feodal törenler ve devlet törenlerinden, adabı muaşeretten ve tüm yüksek spekülasyon türlerinden dışlanmıştı.
Gülme izine tabiydi… Yılın belli günlerinde izne bağlıydı…
Ortaokulda Fransızca okuttular
Ve o yüzden
Her şeye ‘fransız’ kaldım…
Herkes gibi bende
Doğuştan askerdim
Sütünü almak için, anadan ayrılan buzağıyız
Obez olmayalım diye vekillerimiz
Yardımcı olurlar bizlere
Vücudumuz, cılız ayaklarımıza yük olmasın diye…
Bir ucu sarayda, bir ucu dünyada pergel olacağız
Sütünü almak için, anadan ayrılan buzağıyız
Obez olmayalım diye vekillerimiz
Yardımcı olurlar bizlere
Vücudumuz, cılız ayaklarımıza yük olmasın diye…
Bir ucu sarayda, bir ucu dünyada pergel olacağız
Geleceğe miyop gözlerle bakılıyor
Birden fazla özel uçak soruluyor
Geleceğe hazırlık efendiler
Hırsızlar sigorta hakkını kullanıyor
Garanti edilmeli gelecekler…
Önce tek tek ağaçlar yanıyor
Kendimiz olamıyoruz, kendimizi bilemiyoruz…
Yaşadığımız zamanı bilemiyoruz. Zamanı bilmek demek, zamanda neler oluyor bilmek demek. Şeffaf ne kaldı? Zaman çifte örtüler altında, zaman sanki serada yetişiyor. Zaman ilbit tohumlarla, doğru için çabalayan az da yalan için çabalayanın hesabı yok. Yalan üzerinden nemalanan çok. Tek hedef para olunca, zenginlik olunca ve bu uğurda her şey mübah olunca şaşırmamak gerek. Ünüversiteler artık bu temel üzerine kaydı. Yarış yalnız servet için.
Zamanı bilmiyoruz ki kendimizi bilelim. Yalan içinde yüzerken, doğruyla yıkanabilir miyiz. Aklanabilir miyiz? Aramızda sihirli değnekler dolaşıyor da bazılarımızı alıp gidiyor adeta. Yıllarca izini bile bulamıyoruz. Kemikleri bile yok ortalarda. Nasıl kendimiz olabiliriz. Kendi olmaya çalışanlar sihirli değnaklar tarafından uçuruluyor. Benliğimiz üstünde yüzlerce ton ağırlık varken nasıl doğrulabiliriz?
Yeteneklerimizi geliştirecek ve kullanacak zamanımız olmadan nasıl kendimiz olabiliriz? Nasıl yaratıcı gücümüz ortaya çıkar da kendimize dair bir izimiz olabilir? Başka ağaçların gölgesindeki ağaç meyve verebilir mi? Gelişebilir mi?
Hızlı okumak, okuyoruz gibi yapmak yemekleri çiğnemeden yutmak gibi bir şey, sindirmeden çıkarmak… Algılamadan anlamadan karar vermek… En çok politikacıların yöntemi. Onlar çoğu zaman okuduklarını anlamadan, anlamak istemeden, yüzeysel olarak, savunma yapabilme amacıyla okurlar. Yaratma, geliştirme zihniyeti onlarda mevcut değildir. Düşmanlıklar yaratıp ortalığı birbirine katmaları ondandır.
Cinsel açlığı doyurmak gibi bir şey hızlı okuma, sevmak yerine ilişki kurmak… Dostluk geliştirme, dayanışma yerine, memnuniyet yerine açlık giderme, bir mutfağa sahip olmak yerine, yoldan geçerken ayaküstü atıştırıp geçmek gibi…Anlamadan, kavramadan kitabı okumak ve kapattıktan sonra unutmak…
Obama’nın seçilmesinin ardından, Erdoğan ve medya ortak bil dille, Amerika’nın özgürlükler ülkesi
olduğu doğrultusunda bir gösterge olduğu gibi... mesajlar vermeye başlamaları garip.
İnsanın şimdiye kadar Amerikadan ne gibi özgürlükler elde ettiniz diye sorası geliyor.
Elli yıl sonrasının, belki de daha da uzun bir dönemin rayları döşenmiş bir sistemde, Obama’nın gelişiyle her şeyin değişeceği imajı verilerek ne elde etmek isteniyor?
Genetik bir kalıtım olarak yüzyıllardır devam eden ırkçılığın birdenbire kaldırılması mümkün mü?
Bir ülkenin başbakanı, Obama’nın seçimi kazanması üzerine verdiği ilk mesajda ‘’ırkçılıkta bir kırılma oldu, Amerika’da ırkçılığın artık olmayacağı...’’ anlamında... mesajı şaşırtıcı.




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.