Halk dilinde derler ki, birini tanımak istiyorsan ‘’Ya içki masasına otur ya da kumar masasına’’ feodal dönemden kalma bir deneyim… Buna sanat dilinde de ‘’Drama yaratmak’’ denir… İnsanı tanımak için mutlaka basınç altına almak gerekiyor. Zor şartlarla yüzleşmesi gerekiyor.
Seçim kampanyası işte bunun için çok önemli… Normal şartlarda sakin görünenler, bu şartlarda gerçek yüzlerini gösterirler…
Emekçi halkın sırtından, sömürerek kolay yönden yaşamı tercih edenler, yani devleti, yani halkın ortak mülkiyetini kendi çiftlikleri, kendi malları gibi kullanmak isteyenler, işçinin ve emekçilerin kanını emmek için devletin ve resmi kurumların zorbalığını ellerine geçirmek isteyenler, daha ilk günden başladılar zorbalıklarına…
Emekçi örgütlerinin her eylemine yasal gerekçe uydurup yasaklamaya çalışan devlet güçleri, yasa dışı grupların saldırılarına, linç girişimlerine desteklerini eksik etmezler… Etmiyorlar.
İşte Urla da en doğal hakları olan ve her partinin rahatlıkla yapabildiği, seçim bürosu açma hakkına tahammül edemediler…
Neden?
Kendi olamadan ‘biz’e soyunanlar
‘’İpek yol’’un üzerindeki istasyonlar
Her şeye muktedir görüp kendilerini
Altın kafes içinde coşanlar…
İki pala bıyığınız olsaydı
İNSAN toplumumuzda öylesine önemsiz görülmekte ve bu öylesine içselleşmiş ki, kimse ne yaptığının ne söylediğinin farkında bile değil...
Her kazada ve her ölüm olayında TV veya basında, haberleri ve yorumları dinlerken dudaklarım uçukluyor.
Daha 18’inde gencecik ve güzeller güzeli bir kız sayın seyirciler...
Sayın sözü de basın kurallarına göre zorunluluktan kaynaklanmakta,
Görevlilerin içten söylediği bir şey değil, görev icabı...
İktidar dedik mi, iki çeşidi gelir akla
Kusursuz insan fabrikası kurmakla görevlendirmiş insanlar girer birinci sınıfa
Kusursuz insanlara örnek alırlar kendilerini
Kusurları düzeltecek yeni makinalar üretir
Kendilerine benzetmek isterler diğerlerini…
Ve makinalar boş kalmasın diye ‘kusurlu’ insanlar tüketilir…
Ayıplar örtülmeli
Aleme karşı ayıp olmasın deyi…
En ince, en güzel oyalarla işlenmeli ki
İnsanın ağzının suyu akmalı,
Unutmalı veya affetmeli kötü niyetleri.
O geçmişte bir şahtı.
Mücadelesiyle kalpleri kuşattı.
Şimdi bir piyon olarak
meydanların trafik noktalarında,
sermayeye yol gösteriyor …
Otorite hiyerarşi dışında hiçbir kişinin kendisine yaklaşmasına, ilişkiye geçmesine izin vermez…
Takdis: Din adamlarının dua okumak suretiyle bir şey veya bir kimse için tanrıdan himaye dilemesi…
Resmi bayramlarda, toplumun yekpare ciddiyeti ve gülme unsuruna bu kadar yabancı oluşunun nedeni buydu.
O bayramlarda, insanın hakiki şenlikli doğası ihanete uğramış, bozulmuştur.
Gülme, dinsel kültten, feodal törenler ve devlet törenlerinden, adabı muaşeretten ve tüm yüksek spekülasyon türlerinden dışlanmıştı.
Gülme izine tabiydi… Yılın belli günlerinde izne bağlıydı…
Ortaokulda Fransızca okuttular
Ve o yüzden
Her şeye ‘fransız’ kaldım…
Herkes gibi bende
Doğuştan askerdim
Sütünü almak için, anadan ayrılan buzağıyız
Obez olmayalım diye vekillerimiz
Yardımcı olurlar bizlere
Vücudumuz, cılız ayaklarımıza yük olmasın diye…
Bir ucu sarayda, bir ucu dünyada pergel olacağız
Sütünü almak için, anadan ayrılan buzağıyız
Obez olmayalım diye vekillerimiz
Yardımcı olurlar bizlere
Vücudumuz, cılız ayaklarımıza yük olmasın diye…
Bir ucu sarayda, bir ucu dünyada pergel olacağız




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.