Elbiseye göre biçtiler boyumuzu
Yollar, araçlar emdi suyumuzu
Muktedirler belirledi soyumuzu
Çok gördüler bize de
Bölük pörçük uykumuzu
Yaşam dediğimiz bu mu?
Herkesi kendi gibi bilirmiş insan
Ve milyonları asker sanıyor
Kendisi başkasının askeri olan…
‘’Beni beğeneceksin’’ diye dayatıyor.
HAYIR! Diyeceğiz dayatmalara
3 saat
Ahlak Üzerine
Kavramsal olarak olmasa da, işlevi bakımından ah-lakın tarihinin insanlığın tarih sahnesine ilk çıktığı dönemine kadar uzandığı muhakkaktır.
Muhtemeldir ki tanımı farklıydı, ama insan neslinin topluluk olarak yaşadığı her döneminde ahlak hep var olmuştur.
Proudhon'un dediği gibi ahlak, tek başına, "insanları daha iyi yönetmek için uydurulmuş kurallar" değildir.
Devletli, sınıflı ve bir toplumsal kesimin ayrıcalıklı kılındığı tüm toplumlarda ahlakın böyle bir işlevi olduğu, yani egemen olanın egemeni olduğunu kontrol etmesine, yönetebilmesine yaradığı doğru-dur. Ama sınıfların, cinse dayanan ayrımcılığın ve ailenin tarihi 5-6 bin yıllık bir geçmişe sahipken, yaklaşık olarak iki milyon yıllık tarihi olan insan yaşamını 5-6 bin sene ile açıklayabilmek mümkün değildir.
İş yok, ekmek yok
Saldırgan mikroba yenildim,
Vücudu ele geçirdi mikrop
Ülkem gibiyim…
Ahretliğimi satıp
Doktora gittim
‘’Bütün stratejik bölgeler bombalanacak! ’’
İnsanlar bitince, nefret de olmayacak
Nefret denizinden sevgi limanına
Dümen kıralım diyoruz birinci kaptana
‘’Bu kadar kurban yetmez’’ diyor
Başlar kıç kıçlar baş olalı
Başımıza bela ettiler cüce sırığı
Oturunca uzanınca sorun yok
Ayaklanınca fıttırıyor kafayı
Beni çileden çıkarıyor ayı…
Garsonlar da ücret almaz,
Öyle almışlar ki eğitimi
Gazino patronları çok kurnaz
Ağır basar bahşişin şehveti
Şehvet patronların nimeti…
- Gel bakalım Osman arkadaş şöyle otur, yorulmuşa benziyorsun
- Sorma! karşıyaka'dan geliyorum, boş yer yoktu ayakta geldim. yahu şimdiki gençlerde de,
ne saygı kalmış ne ahlak, başlarında dikilip dursan da yer vermiyorlar...
- Hiç başka bir şey düşünmek gelmiyor demi aklına?
- Ne gibi başka bir şey?
- Mesela; otobüsteki yolcuların yarıdan fazlası yaşlı, gençler yaşlılara yer verirlerse, ömürleri boyunca hiç koltukta seyahat etme şansları olmayacak, diye…
hurmabaşkanı, şeşbakan, kızişleri bakanı,
zilli eğitim, sıçişleri, kavurma bakanı…
lafla peynir gemisi yürümez
iş istersen ‘’al git ananı’’
satarak kurtaracağız vatanı…
Mustafa Kemal Meydanı, Mustafa Kemal caddesi, Mustafa Kemal ilk okulu Mustafa Kemal orta okulu, Mustafa Kemal lisesi, Mustafa Kemal Kültür Merkezi, Mustafa Kemal Spor salonu, Mustafa Kemal Öğrenci Yurdu… Bir Mustafa Kemal Tuvaleti eksik… Onun için ki HDP bildirgesini duyurmak için toplantısını Mustafa Kemal salonunda yapmış… Neden orada yaptı diye şaşıranlar ve eleştirenler var. Acaba Avrupa da mı yapsaydı?
Sokaklarda TOMA, Bütün adresler Mustafa Kemal’e çıkıyor… HDP fındık kabuğuna sıkıştırılıyor… Yok öyle yağma, HDP su gibi hava gibi bütün alanlara yayılıyor… Hayatı kucaklıyor… Dünya şimdi HDP’yi konuşuyor… Yeni bir yaşam, yeni bir çığır açıyor… İlkbaharı müjdeliyor… HDP acılara son diyor. HDP barış diyor… İşsizliğe son diyor… Ücretsiz sağlık ücretsiz eğitim, ücretsiz su diyor… Sermaye partileri kendinden başkasına bunları hak görmedikleri için inanamıyor… Belki de korkuyorlar… Çünkü bunlar onların karlarının eksilmesi demek oluyor…
Bu ülkede vergilerin % 80’nini dar gelirli vatandaşlar ödüyor… % 20’sini zenginler…
Dar gelirliler Milli gelirin ise %17 sini alıyor… Zenginler % 83’ü alıyor…
Diyorlar ki nereden bulacaksın parayı… Açık değil mi? 7 Haziran da kum saati dönecek…
Dengeler değişecek… Şimdiye kadar işçileri kemirenler, o günden sonra kemirilecek…




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.