Bir bakanımız eğitim sorunu için
‘’Ah! Şu okullar olmasa’’ demişti
Şimdi de Kürt sorunu çözmek için
Hiç ahlayıp vahlamadan, devletli
Benimsemiş yok etme siyasetini…
Biz gerçekten kaçarız da,
gerçek peşimizi bırakmaz
Biz siyasetten kaçarız da
siyaset azrail kesilir arkamızda...
Kaçarsan kovalanırsın,
kovalarsan kaçarlar
’Kaderim bu, böyle yazılmış yazım,’’
Kader benim!
Bütün kapıları açan anahtarım.
Kader benim, hayattaki çilingirim.
Ben kadere inandıkça ben değilim.
Kızgın havalarda,
Havuz başında serinliyor medya
Panayır gibi…
İnsan hayatı paraya çevriliyor orada
Kimi konuşarak, kimi susarak
Hizmet ediyorlar saraya…
İcraattan çok ses var batıda
Yılın kadını
Kıyafet yasaları
Derneklerin sayısı
Pozitif ayrımcılık lafları
Gürleyen çok yağmur yok
Adalet ağır bir külçe gibi
Zorlamayınca kıpırdamıyor
İşin kötüsü,
Her gün aşk ilan ettiği kadınlara saldırıyor
Öküz boyunduruğa alıştırılır. Ağır yük altına koşularak… Kırbaçlanarak… koşullandırılarak. Sonra zorlanmadan yapar bu işi alıştığında… Hadi bunu öküzlüğüne sayalım…
Ayı oynamaya alıştırılır, tefle kızgın sacın üstünde… Alıştıktan sonra, kızgın sac olmadan da tef sesini duyunca oynamaya başlar… Bunu da onun ayılığından sayalım…
Fil daha yavru iken ayağına kalın zincirler bağlanarak alıştırılır, o zincirlere itaat etmeye… Alıştıktan sonra, ince bir ip yeter ayağına, ip azıcık gerilince döner geriye…
Eşek de, eşek olduğu halde, hemen ‘’evet’’ demez semere… Uğraştırır eğiticisini günlerce… Eğitici göze alır, hazırlar, kendini onun tekmelerine…
Aslan özgürdür, gelmez hiçbir zaman boyunduruğa, yulara ve semere…
Ya insan, insanı onlardan ayıran aklı derler… İnsanın akılsızı eşek, öküz, fil, eşek gibi boyun eğmeye alışınca koşar her türlü hizmete, ama asla eşek, öküz, fil, ayı dedirtmez kendine… Ama aslan dedin mi kırışır…
Bunlar, amaçları aşan cezalar
Sadist beyinlerden hortluyor,
Yasa yerine kin kusan cezacılar
Ölüm bizi korkutmuyor!
‘Cesur! Öfkesini kontrol edebilendir’
''Beni temsil et'' diye meclise adam seçiyorum
Ziyarete giderken biber gazıyla karşılıyor beni
Öyle ki, verdiğim yetkileri de geri alamıyorum
Bizi masa sandalye zannediyor diktatör efendi.
''Ben diktatör olsaydım böyle konuşamazlardı''
Geçmişle gelecek arasına sıkışmışım, öyle dar bir alandayım ki, sonsuz zamanda, jilet kalınlığı kadar bile değil, gözle görülmeyecek kadar. Jiletin kalınlığı belki de mevcudiyetimin
milyon çarpı milyon karesi, çok sıkıştığım için fırlamışım dünyaya, ve öğünmeye çalışıyorum kendi kalınlığımla…
***
İnsanlık…




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.