Ortaokulda Fransızca okuttular
Ve o yüzden
Her şeye ‘fransız’ kaldım…
Herkes gibi bende
Doğuştan askerdim
Her ölenin ardından ‘’Allah rahmet eylesin!’’ deriz,
Ölümüze bile sahip çıkamaz, Allah’a havale ederiz
Meclisten poşet 25 kuruş olsun diye yasa çıkar da,
Öldürülenler için araştırma yapılmasına izin çıkmaz.
Sütünü almak için, anadan ayrılan buzağıyız
Obez olmayalım diye vekillerimiz
Yardımcı olurlar bizlere
Vücudumuz, cılız ayaklarımıza yük olmasın diye…
Bir ucu sarayda, bir ucu dünyada pergel olacağız
Sütünü almak için, anadan ayrılan buzağıyız
Obez olmayalım diye vekillerimiz
Yardımcı olurlar bizlere
Vücudumuz, cılız ayaklarımıza yük olmasın diye…
Bir ucu sarayda, bir ucu dünyada pergel olacağız
Geleceğe miyop gözlerle bakılıyor
Birden fazla özel uçak soruluyor
Geleceğe hazırlık efendiler
Hırsızlar sigorta hakkını kullanıyor
Garanti edilmeli gelecekler…
Önce tek tek ağaçlar yanıyor
Liyakat için kağıt parçasına ihtiyaç yoktur… İnsanın liyakatı icraatlarıyla ölçülür.
Bir Cumhurbaşkanı başbakan kendi halkına eziyet ediyor kendi çocuklarını öldürüyorsa yüzlerce diploması olsa ne yazar?
Bir ülkenin yöneticileri, kendi koydukları yasalara bile uymuyorsa diktatörlük uyguluyor demektir…
Bir devletin ilk görevi toplumsal düzeni sağlamaktır. Devletin yöneticileri, toplumsal düzeni kendileri bozuyorsa vay o vatandaşların haline…
Ey vatandaşlar!
AKP iktidara geleli ekonomik durum çöktü, zamlar altında eziliyoruz…
Her ne kadar kendimizi tanıdığımızı zannetsek de, yanılıyoruz. Bilmediğimiz çok yönlerimiz var. Kendini tanıyamayan başkasını da tanıyamaz. Bu nedenler insan olarak kendi aramızda yeterli ve doğru iletişim kuramıyoruz. Yapıcı değerlerimizi ortaya koyamıyoruz. Eleştiri mekanizmasını, ya yıkıcı ya da yağdanlık olarak kullanıyoruz.
Bu nedenle insan üzerine araştırma yapan psika analistlerden yararlanarak birkaç satır yazmak istiyorum.
Erich fromm, ‘’kendini savunan insan’’ başlıklı psikoloji dizisi olarak yayınladığı kitabında İnsanları incelerken, ‘’insancıl ahlaka karşı otoriter ahlak’’ı inceler. Orada ‘’iyi ve kötü arasındaki farkı ayırt edebilme yeteneğimizin tohumları çocuklukta atılır. Çocuk akılcılığı ayırt etmeden önce, iyiyle kötüyü birbirinden ayırmayı öğrenir. Değer yargıları, onun hayatında önem taşıyan insanların verdiği iyi ve kötü tepkilerle gelişir. Yetişkine duyulan bu mutlak bağlılık ve sevgiyi göz önünde bulunduracak olursak, bir annenin suratında beliren onaylayan veya onaylamayan bir ifadenin çocuğa iyiyle kötü arasındaki farkı yeterli bir şekilde ‘’öğretmesi’’ bizi şaşırtmamalıdır.’’ demekte.
Kendinizi tanıyın ey insanlar, kendinizi tanıyın! Bir sinek gibi ökseye konmamak için kendinizi tanıyın. Kendinizi tanımak için, içinizdeki sırça köşkten dışarıya çıkın. Kim içinde oturduğu otomobili doğru dürüst tanıyabilir? Kendinize başka bir gözle bakın, kendinizi tanıyın. Yoksa sizi dışarıdan bakan başka biri keşfeder, Amerika Wesbuçi’nin Amerika’yı keşfettiği gibi… ve sonra Amerika’lı yerlileri yok ettiği gibi yok eder, yok sayar, istediği gibi at oynatır doğup büyüdüğün topraklarda… İçine yerleşir. Neyiniz var neyiniz yoksa sahiplenir. Siz köleleşirsiniz… İnsanların köleliğe karşı verdiği bin yıllak mücadeleye siz yeniden ve sıfırdan başlamak zorunda kalırsınız. Bu gidiş o naktaya doğru… Herkes ne yapıp yapsın o büyük burunlarını yontsun ve ilerisini görmeye başlasın. Ben biliyorumdan kurtulup, biz biliyoruz demeye başlayalım… Yoksa ne olduğumuzu tamamen unutmak zorunda kalacağız…
Kendinde olmayanı arama telaşı
Dinler çok tanrılıydı, tek tanrılı oldu.
Dünya düzdü, yuvarlak oldu.
Öküzün boynuzundaydı, boşlukta dönüyor…
Aya çıkılmazdı, çıkılıyor ve dinler kabulleniyor…
Bir ülkeden bir ülkeye geçerken
Pasaport ve para istiyorlar
Sınır mı vardı dünya kurulurken?
Yaşam tanrı lütfuysa bunlar neden?
İnsanlar neden ölüyor bu sınırlar yüzünden




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.