Zekasına hayran olduğum adamlar
İnsanın dişine vermediği hakkı
Guşuna veriyorlar…
Az tüketecek yaşlıları
Çok üretecek çalışanları
Doğursun analar bol bol
En zararlı yaklaşım biçimi zorbayı değil kurbanı sorgulayan yaklaşım biçimidir.
İnsan zaafları olan bir yaratıktır. Hepimizin zaafları vardır. Bu zaaflarımızı egemen güçler çok iyi kullanmaktadırlar.
Egemen güçler, diğer insanlardan çok akıllı olduğu için değil, çok iyi örgütlü oldukları için egemen olmuşlardır. Onların bu güçlü örgütlenmesi sömürmek istedikleri insanların zaaflarını keşfedecek bilim adamlarını yetiştirerek güç kazanmışlardır. Yani onları güçlü kılan bizim zaaflarımızdır.
Bu günkü yazımıza konu olacak bu zaaflarımızdan bir kaçına değinelim.
DAMGALAMA,
Bizde kara leke anlamında kullanılır. Kısacası, normal dışılık, tehlikeli olarak anlamlandırılır. Amaç bu olumsuz özelliklere sahip olanların dışlanmasıdır. Bu durum kimlikler arası çekişmelerde üstünlük sağlamak için kullanılır. Diğerlerini ötekileştirerek üstünlük sağlamak için...
AKP'yi ve Tayyip Erdoğan'ı tebrik ederim. Türkiye'nin en önemli sorununu gündemden öyle bir çıkardı ki... Politikacı geçinenlerin çoğunu koyun sürüsü gibi peşine taktı. ''Kızlı Erkekli ev''ler gündeme gelmeseydi. Ya da başı örtülü, kıçı açık AKP vekilleri olmasaydı, Şu utanç duvarı için CHP ve Kılıçtaroğlu da bir şey söylemek zorunda kalacaktı. Konu gündeme oturacaktı. Ama hangi mihraktan çıktı ise (Erdoğan sık sık dış mihraklardan bahsediyordu) can kurtaran simidi gibi suni konular gündeme oturuverdi... Laf politikası şimdi en keskin solcuların bile silahı oldu. Utanç duvarı unutuluverdi. Şimdi gerçekten emekten ve sömürüden yana olanlara bir görev düşüyor. BÜTÜN İLLERDEN OTOBÜSLERLE AKIN AKIN O UTANÇ DUVARI DİBİNDE DİRENEN BELEDİYE BAŞKANINA DESTEK İÇİN YOLLARA DÖKÜLMEK. Bu da Kürtlerden çok, diğer kesimlere başta da Türklere düşmektedir. Umarım böyle bir girişimi ilk İZMİR'den başlatabiliriz.
Ah analar! Ah analar! Cazgır analar
Sizin yüzünüzden bütün boşanmalar
Teflonlu doğuruyorsunuz çocukları
Birbirine bir türlü kaynaşmıyorlar.
Yollar dar, trafik tıkalı
Yirmi dakikalık yolu
Bir saatte alıyor insanlar
İsyanda geç kalıp işten atılanlar,
Ocakta tenceresi yananlar…
Çağın mucizesi devrede
Tecavüz tekbir sesiyle
Öldürme tekbir sesiyle
Hırsızlık tekbir sesiyle
Darbeler tekbirle…
Böylece:
‘’İnsanları tanıdıkça,
hayvanları daha çok sevmeye başladım!’’
diyenler öyle çoğaldı ki…
Kolay geçirmek için Başkanlığı
Vurgu yapıldı zayıf noktalara
‘’Esas olan devletin devamlılığı’’
Devlet baskı aracı olunca…
Eksik olmaz onu ‘güçlendiren’ sopa
Devlet kimin hizmetinde acaba?
İktidar baş ala ala
Doymadı baş almaya
Sıra gelmez sanıyordu
İşte geldi Kılıçtaroğlu’na
Sözcükler yoldaşım olsun
İster sözcükler önde ister ben,
Hayatım serüvenle dolsun
Sözcükler dökülsün kalemimden.
Mahmut yollara kurban olsun
Şikayetim sözcüklerin özgürlüğünden




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.