Mehmet Halil Şiirleri - Şair Mehmet Halil

Mehmet Halil

Devletimiz, kendi kuyruğundan başlayıp, kendini yiyerek var olmaya çalışan, eşi emsali görülmemiş bir ilki denemektedir... 'Üstün zeka' her zaman iyidir, diye bir kural var mı?

Devamını Oku
Mehmet Halil

Zifaf gecesini silahla kutlayanlar
Gebeliği ‘davul’a benzetiyorlar…
Bu hazineden şişirilmedi heyyyy!
Midesi çalışıp beyni çalışmayanlar.
Evlilik paylaşılan bir hayat değil mi?
Neden kadınlara bütün bu ayıplar?

Devamını Oku
Mehmet Halil



Yeni bir millet yarat,
Arıtılmış, safkan,
Yeni bir sermaye yarat
Yağmalamaktan…

Devamını Oku
Mehmet Halil

Ne tesadüf,
Tanrının gazabıyla
Kulların gazabı
Çakıştı bu yılın bu ayında...

Tanrının arzularıyla

Devamını Oku
Mehmet Halil

Yılbaşından Noel’den bana ne?
Ben otuz dokuz lira zam almışım, onu kutlayacağım.
Ne meyhane, ne kumarhane, ne de kerhane
Oturup toprak klozetime…
O zammı layık görenin ağzına sıçacağım
Bütün sıkıntılarımdan kurtulacağım.

Devamını Oku
Mehmet Halil

Namus da dayanmadı, yüksek enflasyona
Vatanımız namusumuzdur dediler,
Namusu nasıl parayla alıp sattılarsa,
‘’serbest piyasa ekonomisini! ’’ ilan ettiler
Sattılar vatanı da…

Devamını Oku
Mehmet Halil

Sarhoş olmuşsunuz her gün içe içe
Yoksul insanlardan sıkılan şarapla…
‘’Gönül vermişsin bir köpeğin kıçına
Kıça değil, benzer artık gülüstana’’
Koklamak yetmiyor artık sana
Hararet yapmış tuzlu su gibi

Devamını Oku
Mehmet Halil

Benim ilham kaynağım otobüsler… Ama bana yaratıcı bir ilham gelmez. Yaratılmış hazır benim ilhamlarım. Çeşme başında, kovalarına su dolduran genç kızlar gibi, ben de otobüslerde, defterimi doldururum hazır ilhamlardan… Ruhları çağıracak zaman bulamam, insanlardan, olaylardan…
Onun için katıksız olur yazdıklarım. Yazdıklarımı herkes bilir. Bilinenleri yazdığım için bu güne faydası olmaz… Belki gelecekte okuyanlar, bu günlere dair bilgiler edinmek için faydalanabilirler.

Otobüs durağı kalabalıktı. Kalabalık arttıkça yaşlıların da suratı asılıyordu. Yaşlılardan daha çok da yanındaki oğlu veya kızı daha da fazla üzülüyorlardı. ‘’Baba’’ dedi bir genç kadın, yanındaki yaşlı adama, şöyle öne doğru çıkalım da… derken yaşlı adam yüzüne baktı… ‘’Kalabalığı görmüyor musun’’ der gibi… yeter ki ezilmeyelim kızım… 80’lik adam ayakta kalmaya da razı idi. Yeter ki arada ezilmesin… çaresizlik en acı darbe… Yanında yaşlı ana babasını rahat ettiremeyenler, bunun acısını duyarlar. Bu konuşmaları duyan, elli yaşlarında bir adam, yaşlı adamı önüne aldı, ‘’korkma seni ezdirmeyiz’’ dedi. 514 uzaktan göründü. Kalabalıkta hareketlilik arttı. Trafik sıkıştığı için otobüs tabelanın çok gerisinde kaldı. Kalabalık otobüse doğru akınca, yaşlı adam yine gerilerde kaldı.
Hareket kabiliyeti yüksek olanlar, önden koşup boş koltuklara oturdular.

Devamını Oku
Mehmet Halil

Kim kendinde bulabilir ki
Onun önüne dikilme cesaretini
Hedefe kilitlenmiş avawklar gibi ilerleyişi
kıpkızıl
Dörtlü sinyaller sanki yanıp sönen gözleri
Düştüğü yerde patlıyor ağzından çıkan sözleri

Devamını Oku
Mehmet Halil

Zamanın nefesini kesti,
Şu elektronik saatler
Nerede o hayat belirtisi,
Tik-tak, tik-tak diye, bizi uyaran sesler?
Mezarlık gibi sessiz şimdi,
Yaşadığımız meskenler

Devamını Oku