Parçalanıp savruldum her akşamın ufkunda
Güneşi doğmayan her sabahın şafağında
Dikiş tutmayan kanayan yaralarım
Şakağıma namlu dayatan cellât
Hüzün dolu yüreğim
Canları ezip geçen
Bu düzenden bu devrandan bu gidişattan
Sürüp giden şu dehşetten
Dayatılan esaretten
Zulmü alkışlayanlardan
Emeğe saygı duymayanlardan
Sevgiyle yoğrulmayan yüreklerden
Virane gönlüm hep ağlıyorum
Şu rezil düzende sürünüyorum
Bendeki şu çile, acı dağlar kadar
Derdim çok, günden güne eriyorum
Şu cahillere söz diyemiyorum
Bir karabasan uçurumunda, karanlık bir gece yüzüme çarptı
Ekmek kavgası veren, sancıyan yüreğimle
Tavında dövülen derin acılarıma
Banarım
Çırılçıplak çelimsiz parmağımı
Ve
Gülüşündeki yaramazlık, bakışındaki güç
Dünyayı aydınlatan gözlerindeki
Parıldayan ışıltı
Cildindeki
İpeksi yumuşaklık
Elinin ellerime dokunuşu
Bir katre sevgi vermekten
Çok yoruldum beklemekten
Benim yolum gönül yolu
Hep seviyorum yürekten
Çekmece sanki agora
Karanlığı yırtıp atan bakışların, vazgeçilmez bir sevda
Vazgeçilmez bir nefes
Ve
Bir tutam umuttur
Bende
Yol görünsede
Bildiğimden değil bilmediğimden olmalı
Seni dişlediğimde
Kanı
Dişlerimden sızan
Eti
Tırnaklarımda kalan
Yolu yanlış, dili sivri…
Her bir kelâmı ağı, ateş!
Her bakışı suç,
Yaşantısı hile,
Midesi haram,
Cebi dolar dolu,
Korona bize bulaştı
Hastalar yüz bini aştı
Ne derman var ne de çare
Doktorla bu hale şaştı
Bacım gel helalaşalım




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.