Ey çağıl, çağıl içime akan ilkbaharım
Şimdi sana belki kuşluk vakti
Belki şafak
Bana
Her şey karanlık
Kuruyan topraktır, susan su, küsen güneştir, akıp giden zamandır
Her gün doğuşuyla; mateme hazırlanan şu kocaman coğrafyada
Ağlayışlar arasında halka, halka kopup giden
Çocuksu umutlardır
Yok edilen
Yaşam
Bir ülke istiyorum, üzerinde savaş olmasın
Fakirin, fukaranın ekmeğine göz dikilmesin
Bağı, bostanı bol, gülü, gülistanı da çok olsun
Ormanları yakılıp-yıkılıp talan edilmesin
Bir ülke istiyorum nehri, deresi kurumamış
Yüreğe umut düşerse eğer, kışlar bahar, geceler gündüz olur
Dümdüz olur kanyonlar; geçit vermeyen dağlar
Vakitli, vakitsiz
Dillere
Bir ezgi düşse
Eğer
Mehtapsız geçen, zifiri karanlığı bol olan
Yıldızsız kalan şu dingin gece
Ömrümün en hüzünlü gecesi
Mum gibi
Eriyip akıyorum
Ne Mezopotamya’ya
Ay dilê min! Agahdar be, min xem e
Van rêyan û çiyan de te digerim
Ax dilê min, ez bimirim evîn zor e
Min fîxan, min vizar e, tim digirîm
Bi rojane ji min re xemgînî ye
Her tim bo te pir dinalim
Bi rojane te digerim
Heta giyana min hebe
Tu car, ez te venagerim
Tu him dilî him kezebî
Delalîya mine bi dil keser
Rojane aramî tune ji bo min
Li vê girtìgeha reş û tarî de
Ez dixwazim her şev were xewna min
Yeter, muhannet benimle eğlenme
Kahpeleri, zenginleri yeğlenme
Beni bende bitiren arsız felek
Git artık, ben zelile celallenme
Gülmedim, ne on beş, ne altmış yaşımda
Şu acı dolu yaşam, beni yenerse
Bir gün ömrüm tükense, çeker giderim
Zalim tanrılara naz, gurur yapmamdan
Çılgın bir nehir gibi akar giderim
Dünya'da umudum, nefesim tükense




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.