Artık uyumanın zamanı değil, haydi uyan Tatvan'lım
Şafak yırttı seni üzen karanlığı
Artık öyle uzaklara bakma
Bak, güneş düşmüş ellerine
Hele kalk
Saçlarını bir güzelce tara
Bir yay gibi eğmeç, o simsiyah kaşları evreni kuşatan
Atılan ölüm kusan bombalarla, cana kıyan toplarla
Yaşadığı kentin tüm ışıkları sönen
Gülümsemeleri dudaklarında
Sararıp-solan
Ok gibi upuzun kirpikleri
Can sen yudum, yudum her nefes, her tutam sevgisin
Öylesine tutkunum, öylesine yangınım ki sana
Yağmur bekleyen
Susuz kalan
Çöl gibiyim
Hasretin yüreğimde dayanılmaz bir acı
Hain kurşunlara gelen
Yiğit umudun bitmesin
Acın bende şad mı olur?
Seni vuranlar gülmesin
Bugün de bir can vuruldu
Yeter artık hep ağlama! Uzaklara dalıp öyle üzgün bakma
Artık ne acımasız savaşlar ne de açlık seni korkutsun
Ne asker nede polis
Seni vursun
Ey çocuk
Ne de gözyaşların
Şimdi, yine tek başımayım, şu bitmeyen karanlıkta
Saat, gece yarısını çoktan aştı
Sessizce
Sensizliğin
Sessiz boşluğunda
Daldım hayallere
Özgürlük kavgasında
Toprağında ağıtlar yakılan
Havasında barut kokan
Her anını hüzün dolu
Ama yiğit Kürt halkı direnen
Cizre
Narım, gülüm, çiğdemim, mor menekşem
Her an teni buram buram
Bahar kokan
Bakışları kudretli
Bakışları
Şifa kaynağı olan
Kapkara toprağım, ay ile gecem
Her doğan şafakla çağlayacağım
Kefenim, mezarım yürek sıcağım
Dünya'yı güneşe bağlayacağım
Şu deli gönlümü sevdaya saldım
Karanlığın zırhıdır gökyüzünde yıldızlara çarptıkça
Parçalanan
Dalgaların dövdüğü
Uzanıp giden
Şu ıpıssız sahilde
Vantuz gibi sırtıma yapışıp kalan




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.