Düzen bana hüküm verdi
Ah dertlerim göğe erdi
Etrafımda tel örgüler
Mazlumların bitmez derdi
Bu haksızlık yordu beni
Soyup-soyan kanlı bir düzen varsa
Benimde işçi, köylü kardeşim var
Elde sırça köşk, şato, saray varsa
Benimde mangal gibi yüreğim var
Zenginin limuzini, yatı varsa
Acılarıma, gözyaşlarıma dost kalan
Bilmez misin beni seni ne çok sevdim
Özün yalan, sözün yalan, dünyan yalan
Her şeye rağmen sana sevgimi verdim
Güvenme güzelliğine, baharına
Baharları yok edilen, güvercinleri katledilen
Toprağında yılanlar, çıyanlar gezen
Her köşesini obüsler vurdukça
Şehrinden, köyünden çığlıklar yükselen
Gözlerinden yaş inen, benim memleketimin çocuğu
Kederden uzak zulümden uzak güzel günler senin de hakkın
Lanetolası beklenmeyen her anda, içimde hüzün gezer
Dolunaydan habersiz, şafaklara çok uzak
Büyüdükçe büyüyen
Sonu gelmeyen
Sessiz nidalarım
Bir ömür
Bugün bana bir acı haber geldi
Sanki toprağı sürükleyen seldi
Diyorlar barışa pusu kurulmuş
Aldığım haber yüreğimi deldi
Ankara tren garı kanla dolmuş
Ey dostlarım ben barış aşığıyım
Ondan, düzen zindana attı beni
Halka "can" dediysem hata mı ettim
Bu âlem, şüpheliye saydı beni
Nideyim, ben hazin bir zamandayım
Ben o mazlum bakan gözlerini düşündükçe
Bir yanda gecenin karanlığı
Diğer bir yandan sensizlik
Birde İstanbul semalarına
Dağılan
Yaralı martıların kanayan çığlıkları
Güzel yarınlar için
Ortaklaştırdığımız
Paylaştığımız
Hüzündür bizim
Gözlerimiz buğulu
Hep ıslak
Bu gece derinden zonklayan, bir yanı mangalda kor ateş
Diğer yanı İncebel Dağın doruklarında
Eksilmeyen salkım-saçak buz gibi
Sızım-sızım sızlayan
Ağzı açık kızıla çalan
Kanı toprağa aktıkça




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.