Wargehê me bû gorîstan
Dilê me xem û derdîstan
Felek mala te helweşe
Bihar me re bû zivistan
Ey dilê min wisa nabe
Kaşı karam, gözü elam gel bana
Ben kurban gönlüm, sende kıyma bana
Ay yüzlü güzel yârim, sarıl bana
Olur-olmaz her zaman yıktın beni
Günümü aydınlatan al güneş ol
Nazlı yarın sohbetine doyulmaz
Yaşama tam neşe katıyor neşe
Yanakları sanki güldür- gülistan
Kendi benziyor mor güle, güneşe
Nazlı yarın nefesi mis kokuyor
Şehrin tüm sokaklarında yürünmüyor
Diyarbakır’a ne çok mermi yağıyor
Oy soğuk ölüm namludan çıkageldi
Tüm insanların ciğerini yakıyor
Nicedir devlet halka aman vermiyor
İsyanim gelmeyen bahara, doğmuyan güneşedir
Ağırbaşlığım, üryan rüyalarimda
Hayallerimde
Dokunmak istediğim ipek,
sırma
Saçlarına
Onca hayalı boşa mı kurdum? Ne çok umut bağlamıştım
Durmadan harcadığım ömrümden
Geleceğe dayır
Yaram
İlk kez
Kabuk bağlamıştı
Neden Fırat’ın batı kıyısın da fırtınalar esiyor
Neden mazlumların yurduna hor bakılıyor
Oysaki orası nice yüreklere sevdadır
Neden Mezopotamya toprağına
Kan döküyor
Hâlbuki orası yedi cihanda
Nedense ağlamak tutuyor beni, dağlardan esince rüzgârlar
Bazen zalimleşen fırtınalarda, can evimde vurulurum
Bazen karanlık gecelerde kâbus görür
Yoksullukla, açlıkla boğuşurum
Ellerim hep boğazımda
Kala kalır öylece
Eğer fakir, yoksul açsa! Zengin toksa
Dil yürekten anlamıyorsa, hırs çoksa
Ey gönül ne edeyim dünya malını
Dünya'da paylaşılmıyan sevgi yoksa
Gezsem dolaşsam Aksaray'ı Konyay'ı
Yüksek dağlar eğilmeyin
Bağlardan gül dökülmesin
Puşt zamanın kanadından
Cana yel, boran esmesin
Dağlar bulut toplamayın




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.