Ben de şu dünyaya geldim geleli
Ömürümde mutlu olup gülmedim
Çekmediğim dert, çile kalmadı
Bir türlü şu devranın çözemedim
Bir ömür oldu, gün yüzü göremedim
Gör halimi, halimi
Bendeki heyecanı
Gece kısa zaman dar
Ben, unutmam bu anı
Elim sana değdikçe
Ah ile acı vuruyor
Sabah, akşam arasına
Kör kurşunlar yürüyor
Canlara düşmancasına
Köyümün yüce dağları
Güne kırağı düşen sabahlarda
Hüznün cirit attığı akşamlarda
Geceleri donduran ayazlarda
Yaylada koyun güden küçük çoban
Dort bir yanı tarla, çayır, biçenek
Kuruyan daldan, yapraktan beterim
Küçük bir çobanım sürü güderim
Taşlar yatağım, azığım kavuttur
Derdim çoktur, gam-çile çekerim
Dere, tepe yemyeşil yaylalarda
Tozu dumana kat, bulutlarla koş, güneşle, zamanla yarış
Yağız tay koş, yel gibi, rüzgâr gibi koş
Aman verme yorulmana
Aş çitleri, aş yoncalığı
Merayı, çayırı
Güzelliği on dört yaşındaki
Ka ka ka oy welat,
Ka jiyan ka giyan?
Dil dêşe war zîlan!
De rabin roj xuyan.
Ka ka ka xortên me?
Ne Habil ol
Ne de Kabil
Bırak ilkelliği
Kibirlenip gururlanma
Sakın cana kıyma yeter
“Yaşam büyük bir nimettir”
Koca bir yalnızlık solurken sol yanımı, seni saran
Sessiz bir çığlık düştü içime
Çıkıp gidesi olmayan
Göğsüne vuran
Bir sancıdır
Bende üryan bir zindan olan
Kıyan eller ne anlasın sevmeyi, sevgiyi
Ne anlasın duyguyu…
Ne anlasın yaşamın değerini,
İnsanlıktan nasibini almayanlar
Rahmet, bereket,
İbadet




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.