Bir intihar çölünde umarsız duruyorum
Yıkıldı gönlümdeki o bin odalı saray
Savruldu fırtınada gemi, kırıldı direk
Gözlerin midir balıkların gözündeki renk?
Gölgen midir yoksa avuçlarımda gizlenen
Yalnızlık mıdır benim rüyalarıma giren
Uyan ey gözlerim derin uykudan!
Uyan,aşkın rengine sen de boyan,
Aşka çağırıyor seherde ezan,
Uyan ey gözlerim derin uykudan!
Budur bu âlemde en hayırlı iş
Unutma beni diyorsun bana
Ne zaman unuttum ki ben seni?
Sor istersen yaşadığım her âna,
Anlatsın an be an beni sana.
Canımın ayrılmaz parçası canın,
Biliyorum bu sevda sakat,
Bu sevda delice,çocukça…
Unutmaya çalışıyorum; fakat
Daha çok hatırlıyorum unuttukça…
Kışın bağrında hep tipi var,kar vardır,
Herkesi görüp gözeten bir yâr vardır.
Üzülme sen,kara kış kararıp kalmaz!
Her kışın koyununda bir bahar vardır.
Dik dur ki hep, dünya önünde eğilsin,
Kim demiş ay yalnız
Gökyüzü sözlüğünde?
Görmüyor musun etrafında
Bu kadar yıldız?
Bir problem mi var gözlüğünde?
Gezerken sokak ortasında bitkin,yorgun,derbeder
Yoluma çıktı yalnızlık,dolaşmaya başladık beraber.
Acele yaşadım gençliğimi,vakit bulamadım aşka
Çalmadı kimse kapımı dostum yalnızlıktan başka.
Her geçen yıl,bir çentik attı yaşlanan alnıma
Yediğimiz kuru ekmek olsa da üç öğün
Mutluluk veriyor bize sonsuzluğu göğün
Kuru ekmekle de olsa Çok şükür Allah’a
Doydu karnımız,açtı çiçekler yine bugün…
Yediğimiz ekmek olsa da kuru ve bayat,
Kar yağdı yüce dağların başına
Yollar bozuk, çamurdan geçilmiyor.
Bozuldu fani dünyanın düzeni
Kim haklı kim haksızdır seçilmiyor.
Sararıp soldu benim mor güllerim,
Kısa tüylü, ağır başlıdır kedim
Adına ben Şerbet Hanım dedim.
Bir tek kelime bilir,derim“gel gel”
Mutlu olur başını okşarsa bir el.
Gel gel deyince hemen gelir Şerbet,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!