O gül yanaklarında bir ben olsam ben
Görsem oradan kahve gözlerinin rengini
Gitsem ben de seninle nereye gidersen sen
Seyretsem gözlerinin aynasında kendimi.
Sarsam çıplak ruhuma kefen gibi gölgeni
Bir bir bir bir bir…
Allah bir
Peygamber hak
Bayrak bir
Vatan bir
Millet bir
Ölünce iki metre kefen bezi,
Bindirirler tahta ata sizi
Tahta atın üstünde yata yata
Rahvan gidersin hava ata ata
Gelir müezzin sessizce başına,
Ölüm bile selam verirken bana insan diye
İnsanı seviyorum ben, diyorsun da habire,
Selam veriyorsun da sokaktaki kediye,
Niçin Hakk’ın selamını vermiyorsun bana.
Görüşüm farklı diye ben insan değil miyim?
Görünce beni, neden dönüyorsun deliye?
Nerdesin! Bu dünyada eğer sen yoksan gülüm!
Bu alçak,maskeli dünyayı ben ne yapayım?
Sen yoksan yaşamaktan güzeldir bana ölüm.
Sensiz; günü,ayı, yılı,ben ne yapayım?
Anarım adını her seherde,hece hece,
Ben bir güzel gördüm pınar başında
Henüz on yedi on sekiz yaşında.
Elinde su testisi su doldurur
Bir letafet var gözünde kaşında.
Görür görmez çok sevdi onu özüm
Ben bir güzel gördüm pınar başında
Henüz on yedi on sekiz yaşında.
Elinde su testisi su doldurur
Bir letafet var gözünde kaşında.
Görür görmez çok sevdi onu özüm
Gördüm Endamını bir merdivenin başında
Bir girdap gibi çekiyordu içine beni.
Gözlerin, endamını eritiyordu kaşında
Oturup bir kenarcıkta seyrettim gölgeni.
İşte oradaydı pembe rüyamın kadını
Benim gönlüm gökyüzü olsa ne yazar,
Sen uçmayı bilmedikten sonra…
Ben Mecnun olsam ne fayda,
Sen Leyla olmadıktan sonra…
Mezar taşımı altın mermerden yapsan ne çare
Ben öldükten sonra…
Derindir dibi bu koca şehrin kuyu gibi
Yuttu beni balığın Yunus’u yuttuğu gibi
Dolanıyorum şehrin karnında yalnız, şaşkın
Ne kirli sulardan geçtim ben boyumu aşkın.
Bölüyor şehri ortasından koca bir nehir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!