Güzel,güneşli havada
Atarım kendimi dışarı,
Durmam yuvada.
Gezerim bağlarda,parklarda,
Kırlarda,bahçelerde…
Arılar,böcekler,kuşlar;
Yaşımı sorarsan,
Altmış dolacak.
Gözümü sorsan,
Otuz beşinden gün alacak.
Saçlarım,gördüğün gibi…
Gönlümü sorarsan,
Zifiri karanlık gecede yürürsen eğer
Cehennemin ateşinde kül olursun gönül.
Nurlu sabahlara açarsan gözünü meğer
Yüzün nurlanır; Allah’a kul olursun gönül
Düşünmek lazım yol ayrımında uzun uzun
Kahverengiyi sevdiğimi bilirsin
Sen kahverengiyle sevilirsin.
Güneşin başkenti Antaya’da
Gezelim güneşin altında…
Konyaaltı plajında
Vuruldum gözlerinin karasına
Kömür gözlüm sen farkına varmadın.
Gül koydum kaşlarının arasına
Tenezzül edip bu gülü almadın!
Yaktın ciğerimi koyup tavaya
Kapatınca göz kapaklarımı
Dalıyorum altındaki dünyaya.
Sınırsız özgürlük…
Uçuyorum gökyüzünde,
Ulaşıyorum bir anda aya,güneşe yıldızlara
Kanatlarım olmadan…
Her yer yağmur,soğuk buz gibi,kar, tipi ayaz…
Şimdi burdaydı,nereye gidiverdi bu yaz?
Garibim diye mi bağrıma esiyor rüzgâr?
Haydi geliver artık güzel bahar,etme naz!
1
Karadı bulutlar,görünmez oldu yıldızlar
Nice ayrılıklara imza atarken zaman,
Müebbet hapse mahkûm gözlerim gözlerinde.
Ulaşmıyor gözlerime sözlerim gardiyan,
Sen ilet, kirpikleri Çin seddi gözlerinde.
Hür dolaşırdı gözlerim sokağında şehrin,
Hangi arılar bal döktü senin kundağına
Hangi el koydu benim yüreğimi kanına
Bilmem ki şu deli yüreğim boğulur muydu
Seni gördüğüm o gün gelmeseydim yanına.
Saf kalpliysem kim demiş aptalım diye
Derindir dibi bu koca şehrin kuyu gibi
Yuttu beni balığın Yunus’u yuttuğu gibi
Dolanıyorum şehrin karnında yalnız, şaşkın
Ne kirli sulardan geçtim ben boyumu aşkın.
Bölüyor şehri ortasından koca bir nehir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!