Dökülürken kalemin ucundan sözcükler bir bir
Çığlık çığlığa her biri…Cayır cayır yanıyor
Oluyorken her bir dize kendilerine kabir
Kalemi tutan her el kendini şair sanıyor.
Yese de yemekleri kepçe kepçe,kazan kazan
Uyanmamışken henüz uykudan, gökte güneş;
Ay ve yıldızlardır seher vaktinde bana eş.
Güne gün,cana can katar seher vakti canan;
İnci mercan katar cana seher vakti canan.
Uçar gözlerim benim,seher vakti ufukta;
Açtım bir seher vakti ellerimi semaya
Kurudu susuzluktan gönlümüz oldu harâb
Deyip arz ettim halimizi tek tek Mevla’ya:
Yağdır af yağmurunu, bize rahmet et ya Rab!
İç ve dış düşmanlar ki, kudurdukça kudurdu,
Şehidim!
“Hakkını helal et” diyorsun
sende hakkım var mı ki,helal edeyim?
“Bana dua et”diyorsun
Duaya ihtiyacın mı var ki,sana dua edeyim?
Saygım vardır benim aşka.
Seni seven bütün kadınlar yaşasın;
Fakat sana âşık olan bütün erkekler ölsün
Benden başka…
Senin yüzünde doğar, yüzünde batar güneş
Ben ise bulutları gözlerimde taşırım.
Aralayarak bulutların sis perdesini
Gülümsersin, bulutların arasından sıcacık!
Gülümseyince sen filizlenir yemyeşil umutlar…
Dağılıverir yüzümün kıvrımlarına asılı bulutlar.
Uzatmayacaktın madem elime elini,
Neden diktin benim gönlüme aşk heykelini?
Yokluğunu hücrelerimde hissederim ben,
Sensiz bakarım güneşe,aya,yıldızlara…
Yürüdüğüm yollar neden yokuşa vuruyor?
Yüksek dalgalar neden hep kalbimi kırıyor?
Savurmalı beni rüzgâr pembe bulutların üstüne
Bulutların rengini gökyüzünde görmeliyim.
Yağmurlarla yağmalıyım mavi denizlere…
Karışmalıyım mavi dalgalara…
Atmalı dalgalar kıyıda bir ağcın dibine beni…
Bir ağacın dibinde damlalar gibi ölmeliyim…
Yanımda olunca sen
Bulurum gözlerine bir yol
Girerim gözüne
Olurum sana bir tatlı dil,
Bazen de olurum gözünde
Kocaman bir fil…
Kar yağdı yüce dağların başına
Yollar bozuk, çamurdan geçilmiyor.
Bozuldu fani dünyanın düzeni
Kim haklı kim haksızdır seçilmiyor.
Sararıp soldu benim mor güllerim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!