Gördüm Endamını bir merdivenin başında
Bir girdap gibi çekiyordu içine beni.
Gözlerin, endamını eritiyordu kaşında
Oturup bir kenarcıkta seyrettim gölgeni.
İşte oradaydı pembe rüyamın kadını
Benim gönlüm gökyüzü olsa ne yazar,
Sen uçmayı bilmedikten sonra…
Ben Mecnun olsam ne fayda,
Sen Leyla olmadıktan sonra…
Mezar taşımı altın mermerden yapsan ne çare
Ben öldükten sonra…
O gül yanaklarında bir ben olsam ben
Görsem oradan kahve gözlerinin rengini
Gitsem ben de seninle nereye gidersen sen
Seyretsem gözlerinin aynasında kendimi.
Sarsam çıplak ruhuma kefen gibi gölgeni
Ölünce iki metre kefen bezi,
Bindirirler tahta ata sizi
Tahta atın üstünde yata yata
Rahvan gidersin hava ata ata
Gelir müezzin sessizce başına,
Bir bir bir bir bir…
Allah bir
Peygamber hak
Bayrak bir
Vatan bir
Millet bir
Nerdesin! Bu dünyada eğer sen yoksan gülüm!
Bu alçak,maskeli dünyayı ben ne yapayım?
Sen yoksan yaşamaktan güzeldir bana ölüm.
Sensiz; günü,ayı, yılı,ben ne yapayım?
Anarım adını her seherde,hece hece,
Eski bir dostumla karşılaştım baharın ilk günü
Alev gibi bir hasretti duyduğum.
Hasretle gözlerime baktı,
Oturduk çay içtik bir kafede
Bakışları bahar gibi sıcaktı
O bakışlar… Alev alevdi!
Kaybolan anılar tarihinin son kalesi
Tuna’dan su içerdi al atların yelesi
Ey Balkan ufuklarının parlayan yıldızı
Andıkça adını, ağlar içimdeki sızı.
O kahve gözlerin, bana atadan yadigâr,
Estikçe misk kokunu getirir bana rüzgâr.
Âsûde,
Ne lapa lapa yağan kar,
Ne Balkanlar’dan esen sert rüzgâr,
Dondurmamıştı beni yokluğun kadar.
Senin yokluğunda inan bakmadım kızlara,
Adını yazdım,güneşe,aya ve yıldızlara
Yılana şirin görünür yılanın yavrusu
Kıskandı o gözlerini benden çağlayan su.
Can atar toprak, koklamak için güllerini
Çırpınır yıllardır tutmak için ellerini.
Bilmem neden kesti haramiler yollarımı?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!