Geldim yine senin kıyına
Seninle etmek için sohbet.
Ey mavi deniz!
Var herkesin,kardeşi,amcası,dayısı…
Ne anam ne babam,ne kardeşim,ne yeğnim…
Geleceğim yer sadece deniz kıyısı…
Bilmem neden ağlar?
Görmedim ben hiç güleni.
Gelen ağlar,giden ağlar;
Analar ağlar,babalar ağlar;
Âşık ağlar,şair ağlar,şiir ağlar;
Aç ağlar,tok ağlar,çıplak ağlar.
El çektim gayrı oyundan, eğlenceden, meyden,
Sırlı nağmeler dinliyorum ben artık neyden.
Dünya derdiyle akıp giderken fani ömrüm,
Haberim olmadı benim bu esrarlı şeyden?
Eritti ruhumu ruhundaki derûnî ses,
İçim sıkılıyor bugün gecenin ucunda
Zor nefes alıyor yüreğim göğüs boşluğunda
Bir hüzün var karanlığın dudağında…
Uzaktan bakıyordu bana ay,çok uzaktan…
Ama yıldızlar kümelenmişti penceremin önüne.
Yakıyordu yüreğimi bir ateş.
Annem çocukluktu.
Annem mutluluktu.
Sabah erkenden kalkar,
Pencereyi açardı…
Her taraf pırıl pırıl…
Üzerimizden yorganı atardı.
Genç-ihtiyar
Büyük-küçük
Siyah –beyaz
Fakir-zengin…
Bütün insanlar!
Ortak noktamız insan olmaktır.
Orada bir yer var, pek uzakta değil bakın!
Oraya koşuyor herkes grup grup akın akın.
Zorunludur oraya gidiş aldanma, sakın;
Hazır ol, orası bugün dünden daha yakın.
Gelince günü çıkacak herkes bu sefere;
Şair değildik biz,
Fakat istedik ki,
Bizden de kalsın
Küçük bir iz.
Birkaç satır karaladım,
Dökülürken kalemin ucundan sözcükler bir bir
Çığlık çığlığa her biri…Cayır cayır yanıyor
Oluyorken her bir dize kendilerine kabir
Kalemi tutan her el kendini şair sanıyor.
Yese de yemekleri kepçe kepçe,kazan kazan
Uyanmamışken henüz uykudan, gökte güneş;
Ay ve yıldızlardır seher vaktinde bana eş.
Güne gün,cana can katar seher vakti canan;
İnci mercan katar cana seher vakti canan.
Uçar gözlerim benim,seher vakti ufukta;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!