1966 doğumluyum. Lise Adıyaman'da, fakülte Diyarbakır'da bitti. 1989'den beri öğretmenim.
Şairlik iddaasından ziyade şiir yazmanın ve paylaşmanın hazzını yaşamaya çalışanlardanım. Şair muradından da geri durmuş değilim...
Bağ u bahçe gonca güllerle bile
Sevginin mustarip kaldığı çile
"Bir bakış ki sevgiyi verir ele",
Nostalji babından; artık eskice
Akrep yuvasında, döner yelkovan
Aç en büyük sözlüğü
Bir sürü kelime çal
Takma küçük, büyüğü
Eskilerden ilham al
Kelimen ki gülnihal,
Zamana, mekâna karşı durur da
Meçhul bir hayali yar uğurlarsa
O serap dolu şuh hatıra gibi
Gönlündeki sese ümit bağlarsa
Durup da yürürüm yalan yıllara
“Yüz kez gelse de bahar
Taş yeşermez.” doğru ya
O taş kalpli ah u zar
Yermez beni doğruya.
Hep zevk duyar göçmekten,
Şu dünyanın bir yalanı da benim
Aşındı elimde ömür kalemim
Yıkıldı iskelem, kül oldu ferim
Son durakta bekler oldu trenim…
Şu dünyanın bir talanı da benim
Şükrün edasını bilmezse bir kul
Ümit kapıları kül olur bir gün
Kuytulara kalıp bulamadan yol
Rumuzsuz yellere tül olur bir gün
Aşkıyla biçare yansa da bol bol
Nihayet, dalından derilir bir gün
Açelya çiçeğim,
Kararınca ay doğanda
Bir çığrışmadır, kaplar
Beni köşe bucakta.
Hırsımı budasam da
Benzesem bir insana
Kürsü
Küçücük bir kürsü, avcunda zaman,
Biçilmiş tahtası nur aleminden.
Diz çökenler samimidir ve pişman
Perdeler açılır sır aleminden…
Gönül defterinden düşen yapraklar
Senden yana sitem dolu olsa da
İmgesiz, rumuzsuz bir çırpınmayla
Şakağımdan iner vicdansız aklar,
Kim bilir bu hasret hangi gün biter
Kelebekler kış görmez,
Kısadır ömürleri,
Ne çabuk da kaybolur
Son bulur ahenkleri
Toprak olur renkleri...
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!