Muhatabım müslüman; sözüm yok îmansıza
Gönül ister ki mü’min basmaya çürük dala
Üstüne gelse cihan, özünden îman sıza
Hakk’ın ahdinden emîn, umman-ı aşka dala
Mest eylerken beşeri kıblesiz semah şeri
Bir selam vermeden düşürdün nâra
Ben kara diyorum, sen ak diyorsun
Pansuman etmeden kapanmaz yara
Sebep soruyorum, "ayak" diyorsun
Bir kalem ezelden âmâysa eğer
Bitirdin ve bittin bugün; kader kabir eşsin bana
Ne dertliyim ne de üzgün; artık elle eşsin bana
Ne tat verdin ne de rahat, ne anlatsam teferruat
Bundan böyle kara surat, herdem çatık kaşsın bana
Kalemimin ucu kurşun bu ara
Arsızlığı ar'a yazdım bilinsin!
Kem kelamı çok görmesin şuâra
Mazerete "yara" yazdım bilinsin!
Bir yara ki, belli artık nedeni
Az yemedim hayatta feleğin sillesini
Nevbaharları değil kışları sorun bana
Ezberledim adını, öğrendim hilesini
Kırılan hayalleri... düşleri sorun bana
Hayat güreş minderi; çok kısa kalabildim
Yüreği yorsa da istenen fiyat
Ne acı sonsuzdur, ne keyfe keder...
Varsın bıçağını bilesin hayat
Tevekkül korkuyu bertaraf eder!
Unutur mu Rabbi mahzun kulu hiç
Kul; 'dersimi aldım, oldum' dese ne
Can tene yâr iken lain pes etmez
Şükürle süslense yüz küsur sene
Yine de bir nebze nefese yetmez
Doğrudur; cezbeder dünyanın zevki
Bir gece ki; taltifi Rahmân Rahîm Yüce'den
Bin aydan hayırlı ve bir inci gibi nadir
Bir gece ki; tarifi ayrı sair geceden
Her can için nûrlu ve sürûr Leyle i Kadir
Layık görmüş ikrama ihsanı bol, Bir olan
Öğrendik sanıyordum; yanılmışım malesef
Muhabbet çırasını yakmayı bilemedik
Gözümüz gördüğünden esef duymalı esef
Âleme sevgi ile bakmayı bilemedik
Doğarken dünyaya her tatlı bebek
Yaklaşır yanına nur yüzlü melek;
Dikkati çekerek hesap gününe
Bir avuç zamanı koyar önüne...
Yegâne hazinen budur diyerek
Eğilir usulca, gülümseyerek;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!