Varsın derdin diş bilesin; ne ağla ne inle gardaş
Vazifen ne, kimsin, nesin; kalem desin dinle gardaş;
Bal olsa da hergün aşın, yere eğik kalır başın
Bitmedikçe bu savaşın, Yaradanla, dinle gardaş
⚘"Hayat yordu" diyorsun "taşınmaz oldu bu yük"
Muhtevası irinden o şişeye ne gerek?
Ol Tabib el Kulup var; her "kûn'u" dertten büyük
Hakk yâr iken derinden endişeye ne gerek
Ne acı, sızı ne gam; sürmüyor ilelebet
Ömür dedikleri şey göz kırpmaktan ibaret
Hayat tablosunda flûdur âtî
Bakarken geçiyor ömür dediğin
Herkesin elinde bir kum saati
Akarken geçiyor ömür dediğin
Sineyi aşk için bezemişken Hakk
Aşikardır heceme her yıl on sekiz Mart'ta
Ruhumdaki depremin sinemde fay kırışı
Ülküsüdür; süsüdür bu kalemin; hem hatta;
Her Türk'ün türküsüdür coşkulu haykırışı
Sîreti yansıtır aynada suret
Faş olur, has huylar yittiği zaman
Onurlu ins için ölüm bi nimet
Muhannete minnet ettiği zaman
Artınca âlemde nankör ve hain
Yaksa dahi kalbini ok her seçimle soyulanın
Sanmayın ki günahı yok mal yerine koyulanın
Farzedelim yetmez gücün, başı büyük bu yılanın
Bir olun da, Allah için, ya hu bir kez dayılanın!
Haznesinden haz dilendim verdi Rabbim bol kese
Süslü hânın zevki anlık, bir tadımlık bal imiş
İbretâmiz geçtiğîm yol düştüğûm hâl herkese
Hâlde makbul kîl-ü kâlsiz, Hakk'a uygun hâl imiş
Onca âhtan her günahtan bezdi rûhum, terledim
Bin hıçkırık âh çeker bir avuç mendilimde
Sebeb-i zâr aşikâr, gözüme yaş kâr bugün
Suale arz-ı hâle heceler kan dilimde
Bildik cevabı tekrar gerçeği inkâr bugün.
Sinden akseden nidâ, vakt-i vedâ îmâsız
⚘Dağların ardında köyün birinde
Bir eşek düşmüştür kör bir kuyuya
Kurtulmak zor gibi hayli derinde
Çırpınıp dursa da aksilik bu ya
Hüsrana uğramış her seferinde
Gücü tükenince dalmış uykuya...
Ham idik; hamdolsun, pìştik sabırla
Âleme ibretle bakmayı bildik
Puslu Kin dağını aştık sabırla
Gönülden gönüle akmayı bildik
Anladık ne ziynet, meziyet neymiş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!