Mâzi yâd ile yaşar, destanla nefes alır
Tarih Türk'ü anmasa, destanlar yarım kalır!
***
Vakit yine o vakit, yine öyle bir andı
Sözde âlem "hadsiz alan", fâni dūnya ganimetmiş
Özde zahir "serap", "yalan", ölüm dahi bir nimetmiş
Gizlemek kolay değil, aşikâr yara sızım
Yıllardır bomboş kalan elim ele veriyor...
Geçen yıllar, ay değil! Desem de yarasızım
Gözlerimden boşalan selim ele veriyor.
Farz edin belli değil içimde sakladığım
Ipıssız dağlarda gözlerden ırak
Beyazlar içinde bir gelin iner
Bir içim su gibi billur ve berrak
Zirveler şenlenir, karanlık diner
Şuâlar uzanır öper aşk ile
Dilimde âhuzâr gözlerimde nem
Dumanım ağlasın har bayram etsin
Perişan hâlimi öğrenmiş annem
Talihim ağlasın yâr bayram etsin
Bel bağlasam ne ki doğacak tana
Bakmayın Yelkovana, saatin tik-tak'ına
Akrep hüznüme esir; an duruyor bu gece
Elemin y/eli değdi mehtabın her akına
Öne eğilen başım yan duruyor bu gece
***
Talihi kör aşığı tarife ter gerekmez
Ya gözünde yaşından ya kışından bellidir
Vuslatın üzerine karanlık çöker çökmez
Aldığı her nefesi yakışından bellidir
Fermanı hicrân için yazmış ise Yaratan
⚘Ey üç günlük süslü handa hadsiz hayali yüklenen!
Bir fanisin; kundağından dar çukura sürüklenen
Ne şan şöhret ne de servet; Hakk'a taattır beklenen
Çok şey çeker nefsin canı; hırs insanı helak eyler!
Geldiğinde karar ânı, son sözü hep kader söyler!
Hakk'tan buyruk almışsa kader kabir kazmaya
Toprak bağrını açar, gönüller yara alır
Öyle bir afetti ki! Tarif edip yazmaya
En mahir kalem naçar, ağıtlar yarım kalır.
İmar gerek diyerek gönlümdeki yapıyı
İçimdeki fenayı talanı kast eyledim
Derdi dünya olana kapadım her kapıyı
Dünya kadar dertleri olanı dost eyledim
Sevgi dolu bu gönlüm altmış senelik bi sur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!