Küllenmiyor közü heyhât, aşk odunun harı zinde
Hebâ oldu âhir ömrüm bir vefâsız yâr izinde
Sırra kadem bastı bahtım, efkâr buram buram bu dem
Hem ağlattı, inletti hem; ibre gamda kâr hüzünde
Yüreğimde onca yara çekilmesi zor cereme
Müptelâ etti kader yolların yokuşuna
Ne deseniz boşuna; zor gelir dizime düz
Aldırmayın çehremin hüzünlü nakışına
Gam 'selini saldıkça' tebessüm eder bu yüz
Ayarımla oynadı bi namıssız
Yalan olur desem ki "hiç bi şem yok"
Deli gönlüm hem yaralı hem ıssız
Dokunmayın bu aralar neşem yok
Belli ki bir hatam olmuş huzurda
Mülteci hayallerim göğe çırparken kanat
Zehir içirdi hayat mehtabın mor tasından
Her âhı kan dilimin suskunluğuna inat
Konuşsun bugün kalem kitabın ortasından
KELEBEK ÖMRÜM
Güz gelip, rüzgâr az sert estiğinde
Korkmayın, çok sürmez, geçer çocuklar
Hayaller kırılıp buz kestiğinde
Sanmayın umutlar naçar çocuklar
Kardelen, karlarda açar çocuklar!
Duyguların tadı yok aşkların boynu bükük
Gözlerde yaş kalmamış kirpikler nemsiz bugün
Şen günlerin yâdı yok sevdalar yüreğe yük
Kuracak düş kalmamış hayaller demsiz bugün
Mecnun'lar meftun iken yârin bir çift gözüne
Sevdiğim bir candı canımdan öte
Sevmekten imtina ar edemedim
Naçardı gayretim ilâhî sete
Sevgimi gönlünde var edemedim
Hasret imtihandan zor bir cüz imiş
Yine uyku ile hoş değil aram
Maziyi mahzenden aldım bu gece
Tozunu sildikçe kanadı yaram
Acılar içinde kaldım bu gece
Yıllarca yanmışsa bellidir yürek
Düştüğümüz şu hâle bak
İblis insana yâr olmuş
Dil denilen çelik tokmak;
Kalp kırmaya ayar olmuş
Mahiyeti kinse kirin
Çocuk takviminde vakit saklanbaç
Sarsın kollarıyla, saklayan ağaç
Tebessüm dünyamız sizlere muhtaç
Minik kelebekten korkmayın sakın
Kırlara çocuklar... kırlara çıkın!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!