Gönüller yapmaktır her işte gayem
Haddini aşana "zindan" ötesi
Dostun selamıdır en büyük payem
Zor gelir nefsime ondan ötesi
Arsıza şer "deva", heva "din" olur
Dibi delik kapta su gibi zaman
Akarken geçiyor ömür dediğin
Gönül gemisine muhkem bir liman
Bakarken geçiyor ömür dediğin
Dünya süslü bir han, sisli bir serap
Muhatabım müslüman; sözüm yok îmansıza
Gönül ister ki mü’min basmaya çürük dala
Üstüne gelse cihan, özünden îman sıza
Hakk’ın ahdinden emîn, umman-ı aşka dala
Mest eylerken beşeri kıblesiz semah şeri
Bir selam vermeden düşürdün nâra
Ben kara diyorum, sen ak diyorsun
Pansuman etmeden kapanmaz yara
Sebep soruyorum, "ayak" diyorsun
Bir kalem ezelden âmâysa eğer
Bitirdin ve bittin bugün; kader kabir eşsin bana
Ne dertliyim ne de üzgün; artık elle eşsin bana
Ne tat verdin ne de rahat, ne anlatsam teferruat
Bundan böyle kara surat, herdem çatık kaşsın bana
Kalemimin ucu kurşun bu ara
Arsızlığı ar'a yazdım bilinsin!
Kem kelamı çok görmesin şuâra
Mazerete "yara" yazdım bilinsin!
Bir yara ki, belli artık nedeni
Az yemedim hayatta feleğin sillesini
Nevbaharları değil kışları sorun bana
Ezberledim adını, öğrendim hilesini
Kırılan hayalleri... düşleri sorun bana
Hayat güreş minderi; çok kısa kalabildim
Zâkir, Hakk'kı zikre dalmış; kulda Yaradan'ı gördüm
Gözler mahzûn, selin salmış; halde Yaradan'ı gördüm.
Mâdem gaye hayra eriş, bir besmele bekler her iş
"Elif-Lâm-Mîm" diyor derviş; dilde Yaradan'ı gördüm.
"Devlet malı deniz..." lafından bıktık
Sözümü yabana atma Eymen’im
’Nihayet ben de bir memurum artık’
Diyerek yan gelip yatma Eymen’im!
Şerefli payen var, tertemiz mayan
İblis esir almışsa âdemî idrak, us'u
Arsızlık için âlem uçsuz bucaksız saha...
Altını olsa dahi iki vâdi dolusu
Tıynetinin gereği, "ver!" diyor biraz daha..
Beyhûde değil, hâşâ; boşa gelmedi Kur'an




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!