Çocuk takviminde vakit saklanbaç
Sarsın kollarıyla, saklayan ağaç
Tebessüm dünyamız sizlere muhtaç
Minik kelebekten korkmayın sakın
Kırlara çocuklar... kırlara çıkın!
Asık yine asrın yüzü; gördüğünden gözü yılmış
Arsız ise insin özü, sözü muteber sayılmış
.
.
Merhameti yok bu demin, bozulmuş nesli Âdem'in,
Çamura basan kademin, tozu muteber sayılmış
Sebildir sandığım tebessüm, neşe
Tarihi belirsiz bir âna kaldı
Dost, kardeş, akraba dönüştü leşe
Gönlümde yarım yâr, bir ana kaldı
Anaymış sevginin menbâı meğer
Yine uyku ile hoş değil aram
Maziyi mahzenden aldım bu gece
Tozunu sildikçe kanadı yaram
Acılar içinde kaldım bu gece
Yıllarca yanmışsa bellidir yürek
Mahiyetim meçhûl değil âlime
Tasvirimi karla çizer kış benim
Bakmayın siz bu çelimsiz hâlime
Dostum olur ecel denen kuş benim
Öç vaktinde otağ kurdum sıratta
Mevsimler seneler... hepsi hikâye
Ömür dedikleri ölürken bir an
Boş'a evriliyor dünyevî gaye
Toprak yâr oluyor haneler viran
Dünya dedikleri süslü bir serap
Kim derdi ki gün gelecek dem alacak kaygılarım
Ay yıldızla mesrur gecem bir mum için can atacak
Çektiğimi kim bilecek; sitem yüklü duygularım
Yularını salsam hecem yürekleri kanatacak
Korkak değilim, lâkin korkarım O dem BU dem
Îman kordan bir ateş, avuç içinde îman
Sıyrılmış suretinden, çıldırmış Benî Âdem
Fırtına hayli şedît, görünmez olmuş liman.
Yıllardır "dâvam" deyip, umudumu belerken
Be hey münkir niye inkâr edersin
Yaz ardından kar-boran var kör müsün?
Her günahta sanma ki kâr edersin
Saklasan da bir gören var kör müsün?
Boz bulanık sudan çıkıp azarsın
Uçmak için kanat çırpar bıkmadan
Ten denen kafeste "kuş"umuz vardır
Gayret gerek yol kabire çıkmadan
Amel heybesinde "boş"umuz vardır
Rast gelmek zor kadir-kıymet bilene




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!