Bir "kûn" emri ile basılmış zile
Ezelden ebede göç akın akın
Önümden gidenler vardı menzile
Ardımdan gelenden ayrılık yakın.
Kundaktan çıkalı daha dün gibi
Âdemdir ilk atası; balçıktır aslı, özü
Mûcizeye tanıktır vücûdunun her cüzü
Nutfeyken cenin olur...derken açılır gözü...
Dünyaya teşrif için saniye sayar insan
Bezm’ elest’te söz verir, doğarken cayar insan!
Çetelesi tutulur aşikâr olan zikrin
Âkıbeti bilen 'çün ağızlar sırra kutu...
Her kim ki zorluk çeker hazmında farklı fikrin
Giz etsin kelamını, tercih etsin sükûtu.
Çok kişinin çektiği dilinin belâsından
Bilmem nerden başlayıp, seni nasıl anlatsak
Dâvâsı Hakk, gözü pek, nefersin Uzun Adam
Az geliyor nanköre bin kere hatırlatsak
Kolay bükülmez bilek, zafersin Uzun Adam
Kavli karar etmiştik yaman bir güzde USTA
Ardındayız demiştik; kalmadı sözde USTA...
Bir acaip, tuhaf bu dem; zaman şekil değiştirmiş
Çağ atlamış(!) benî adem; îman şekil değiştirmiş
Cürme sebep(!) bin "ama" var, sanırsın ki bunama var
Her tövbede kırk yama var; pişman şekil değiştirmiş
Şu muhteşem kâinata kalp gözüyle baksa kul
Duyar elbet; solan yaprak, ağaran saç, an ne der
Say sayar hep o vuslata; bittiğinde bu okul
Kefen giyer haz alarak; bağrını aç anne der
Cehli kavi cüretkâra ne söylesen etmez kâr
Ne zaman anılsa O/nurlu isim
Gönül dağlarında hep aynı mevsim
Habîbim diyerek övmüş El Azîm
Hasrete O'dur im; hüzün sağlar hep
Kalem kara bağlar... Ağlar mürekkep
Ardan âriysa tıynet ağu eşsiz tat olur
Cana cefa "meziyet", eziyet "sanat" olur
Unutulmuşsa gaye, züldür dile sermaye
Zalime övgü, paye "hayır, hasenat" olur
Bahtım beni bir nanköre eş etti
Gönlüme taş atma derim anlamaz
Dünyamı dar, mevsimleri kış etti
Gözlerim yaş etme derim anlamaz
Dâvâsı olana yasaktır küsmek
Yiğide sevdâsı zül değil dostum.
Var mı bir darbede umudu kesmek?
Aslolan hedeftir yol değil dostum!
Demem ki "ne dense hep sineye çek"




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!