Ipıssız dağlarda gözlerden ırak
Beyazlar içinde bir gelin iner
Bir içim su gibi billur ve berrak
Zirveler şenlenir, karanlık diner
Şuâlar uzanır öper aşk ile
Dilimde âhuzâr gözlerimde nem
Dumanım ağlasın har bayram etsin
Perişan hâlimi öğrenmiş annem
Talihim ağlasın yâr bayram etsin
Bel bağlasam ne ki doğacak tana
Bakmayın Yelkovana, saatin tik-tak'ına
Akrep hüznüme esir; an duruyor bu gece
Elemin y/eli değdi mehtabın her akına
Öne eğilen başım yan duruyor bu gece
***
Talihi kör aşığı tarife ter gerekmez
Ya gözünde yaşından ya kışından bellidir
Vuslatın üzerine karanlık çöker çökmez
Aldığı her nefesi yakışından bellidir
Fermanı hicrân için yazmış ise Yaratan
⚘Ey üç günlük süslü handa hadsiz hayali yüklenen!
Bir fanisin; kundağından dar çukura sürüklenen
Ne şan şöhret ne de servet; Hakk'a taattır beklenen
Çok şey çeker nefsin canı; hırs insanı helak eyler!
Geldiğinde karar ânı, son sözü hep kader söyler!
Hakk'tan buyruk almışsa kader kabir kazmaya
Toprak bağrını açar, gönüller yara alır
Öyle bir afetti ki! Tarif edip yazmaya
En mahir kalem naçar, ağıtlar yarım kalır.
İmar gerek diyerek gönlümdeki yapıyı
İçimdeki fenayı talanı kast eyledim
Derdi dünya olana kapadım her kapıyı
Dünya kadar dertleri olanı dost eyledim
Sevgi dolu bu gönlüm altmış senelik bi sur
Müptelâ etti kader yolların yokuşuna
Ne deseniz boşuna; zor gelir dizime düz
Aldırmayın çehremin hüzünlü nakışına
Gam 'selini saldıkça' tebessüm eder bu yüz
Ayarımla oynadı bi namıssız
Yalan olur desem ki "hiç bi şem yok"
Deli gönlüm hem yaralı hem ıssız
Dokunmayın bu aralar neşem yok
Belli ki bir hatam olmuş huzurda
Mülteci hayallerim göğe çırparken kanat
Zehir içirdi hayat mehtabın mor tasından
Her âhı kan dilimin suskunluğuna inat
Konuşsun bugün kalem kitabın ortasından
KELEBEK ÖMRÜM




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!