Bir başka alevli, yakıcı bu har
Keder ile dolmuş "gönül küfesi"
Pılı-pırtısını toplamış bahar
Vakit, vakt-i hazan; "son" arefesi...
Tebessüm sürgünde, göz de yaş mûkim
Huzur Evlerine! yalnızlık hakim.
Kalemlerin ucunda, her mahfilde dildeyiz
Yine girdap içinde yine azgın seldeyiz
Ey Muhammet ümmeti acınacak haldeyiz
Suçlu sen, ben, hepimiz sebep belli; ruh noksan
Mabedim garip, sessiz; esir Mescid-i Aksa'n
Vîrâne gönüllerde ihanetten onca iz
Yenik düşmüş zamana kalplerde efsunlu giz
Söz geçmiyor kemana, inliyor...sessiiiz sessiz...
Mızrap teli incitmiş, ağlatmış es’te bugün
Heceler alev alev en son nefeste bugün.
Sebildir sandığım tebessüm, neşe
Tarihi belirsiz bir âna kaldı
Dost, kardeş, akraba dönüştü leşe
Gönlümde yarım yâr, bir ana kaldı
Anaymış sevginin menbâı meğer
Korkak değilim, lâkin korkarım O dem BU dem
Îman kordan bir ateş, avuç içinde îman
Sıyrılmış suretinden, çıldırmış Benî Âdem
Fırtına hayli şedît, görünmez olmuş liman.
Yıllardır "dâvam" deyip, umudumu belerken
Be hey münkir niye inkâr edersin
Yaz ardından kar-boran var kör müsün?
Her günahta sanma ki kâr edersin
Saklasan da bir gören var kör müsün?
Boz bulanık sudan çıkıp azarsın
Gönüller yapmaktır her işte gayem
Haddini aşana "zindan" ötesi
Dostun selamıdır en büyük payem
Zor gelir nefsime ondan ötesi
Arsıza şer "deva", heva "din" olur
Gizlemek kolay değil, aşikâr yara sızım
Yıllardır bomboş kalan elim ele veriyor...
Geçen yıllar, ay değil! Desem de yarasızım
Gözlerimden boşalan selim ele veriyor.
Farz edin belli değil içimde sakladığım
Zâkir, Hakk'kı zikre dalmış; kulda Yaradan'ı gördüm
Gözler mahzûn, selin salmış; halde Yaradan'ı gördüm.
Mâdem gaye hayra eriş, bir besmele bekler her iş
"Elif-Lâm-Mîm" diyor derviş; dilde Yaradan'ı gördüm.
Hayat ömürlük tuval, düşler rengârenk boya
Yüreğinin sesidir her ressamın fırçası
Yarım kalan tablolar...Ansızın biten rüyâ...
Her gizemli kördüğüm bir nizâmın parçası.
Bir nizam ki, âsârı, âşikâr gören göze




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!