İlim billur bir pınar, her katresi bir ayet
Bir tek yudumu için saçlarıma ak verdim
Haddim değildir, lakin; hakkım olsaydı şayet
Hasleti soranlara; 'islâmî ahlak' derdim
Fırsatını bulunca nokta koymazdım söze
Şayet soran olsaydı, dokuz ay beklemeden
O zifirî engeli kolay aşmak isterdik…
Değil kundakta yatmak, henüz emeklemeden
Rahat yürüyebilmek hatta koşmak isterdik.
İnsan bu pek sabırsız; sanırsın ki padişah
Ey müptezel azgın nefis pes etmeyen bed engerek
Zerkin zehir, ikram necis; her lokma pis; dökmen gerek
.
.
Rehber Resûl âlem kitap, her bir salâ dâvet, hitap!
Âciz kulum düştüm bitap; derman içîn Lokman gerek
Vahdet denen o yârdan ne bir ses ne de bir iz
Sıcacık gönül köşküm vîrane bir yer bugün
Ben umuda kırgınım, umudum benden aciz
Düş kurmak büyük ayıp, kıran muteber bugün
Benliğin sarayında ozan olunca herkes
Gönlümden geçeni dile iletsem
Sevdamı haykırır bıkmadan sana...
Ömrüne zimmetli tek emanetsem
"Sevgilim, birtanem, gülüm" de bana...
Varsın eksik olsun hecene ece
Say ki usta ressamsın, yerküreyse bir tuval
Fırçanı zincirinden çözmeyi murâd ettin
Muazzam bir tabiat... belki bir saray, kral...
Envai çeşit obje çizmeyi murâd ettin
İster bi' dağ çizersin, göl olur panaroma
Hani mümkün olsa da tünel açsam zamana
Bin dört yüz küsur yılı uç ucuna eklesem
Katedip asırları aşkınla yana yana
Eşiğine baş koyup heyecanla beklesem.
Çehrenle kıyaslarken ayın hilal halini
Bir Bayrak ki al zeminde; üzerinde Ay-Yıldız
Onsuz kalan kal'a karlı; mazlum, yetim ve öksüz
Şan şerefken Şam'a türk/üm, coşar iken kızan-kız
Kuduranlar yine aynı; hain, alçak ve köksüz!.
Âriften aldığım tarife göre
En nezih vezn ile meramdır şiir
Erbab-ı kelama belli bir süre
İlâhî ilhamdan ikramdır şiir
Haz vermek olsa da şairin düşü
Sevgide makbul olan aşkın ilâhî türü
Bu türün aslı varken Aslı için yâr denmez
Sevmek de bir sanattır, bir muhabbet kültürü
Gerçek aşkın bedeli akçe ile ödenmez




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!