Tarif türlü türlü, tat başka başka
Gizemli yapının adıdır sevdâ...
Gönül sarayında görkemli köşke
Açılan kapının kodudur sevdâ.
Mecnûn’a sorarsan, Leylâ’yı anmak,
Vicdanı olan bakıp söylesin Allah için
Şuhedâya ahdimiz sözümüz böyle miydi?
Kabaran denizlere vurulurken o perçin
Asırlara mührümüz, izimiz böyle miydi?
Kalpler kin fukarası, hasletin hası arken
Sınavı zor bu handa hayat cenge er bekler
Her zaferi bir azim, her neferi ter bekler
Bellidir bezgin beşer bakışı ve tipinden
Ne hâlinden hoşnuttur ne kader kâtibinden
Ya nobran talihiyle köprüleri atmıştır
Mâsumlar incinmesin, muhatap ayan beyan
Muhatabım zulmeden, vahşice cana kıyan
Ey çakallar sürüsü, insanlığından cayan!
Anlamları tahrifle, karayı ak ettiniz
Şu güzelim dünyada huzuru yok ettiniz.
Ey insan ne idin ne oldun bir bak!
Şaki bir şeytan mı asi bir cin mi?
Nefsine kölesin tamaha tutsak
Onca hırs bir avuç toprak için mi?
Gözlerin kabire ibretle baksa
Bu akşam sürgüne gönderdim usu
Mehtabı perdeyi açarken gördüm
Ayın hiddetinden korkan kâbusu
Ardına bakmadan kaçarken gördüm
Hayâlî nağmeler sunarken udum
Bir zamanlar kolayca avucunda tuttuğun
Dertler devasa oldu, yenilmez ordu annemm
İtinayla besleyip koynunda uyuttuğun
Cânın çehresi soldu... bu hayat yordu annemm
Uykusuz günlerine nice gece eklerken
Aç gönül köşkünü umuda yer ver!
Yeisi kül eder ilâhî sevgi
Can suyu ihlas ve sabırsa eğer
Dikeni gül eder ilâhî sevgi
El, halim hâlinle etse de alay
Ülküm var diyen Türk'e yakışmaz kılıç kında
Hedefe varmak için adım atmak gerekir
Kastı kahpelik olan dünden daha yakında
Unutana mazimi hatırlatmak gerekir
Sözde medenî Batı köle insan avında
Set çekip ferâsetle nefse taam hevese
Bir lahzâ dur, kulak ver Rabbinden gelen sese!
Ömür denen sermaye emanet bir candadır
"Asra yemin olsun ki, insanlar hüsrandadır!"




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!