Verdiğin acının yok ki ötesi
Kalan son umudu al istiyorsan
Gam yüklü bestesi geçmez öfkesi
Aldırma, kır udu; lâl istiyorsan
Sığınıp her gece bir bahaneme
Dokunma vefasız, değme yarama
Azabından hissem kalbimi yorsun
Dilimde imasız çok söz var ama
Yazık ki ne desem anlamıyorsun
Gözüne haram et, gönlüne ırak
Ol deyince olduran O!; biz O'nu
Ne hikâye ne masaldan öğrendik
Tabutları dolduran O! Bu sonu
İbretamiz çok misalden öğrendik
Duygu deryâsından dolup aşk ile
Gönülden gönüle gür akmak gerek...
Muhabbet, letâfet çileyse dile
Kelâmı ehline bırakmak gerek.
Önemli diyerek yol-yordam, usul
Mûcize arayan aslına baksın
Öze ün seçilmez genler içinden
Âkıbet âşikâr, yine topraksın
Gafletle geçilmez günler içinden.
Kur'an kutlu kelam, kutsal emânet
Bu denli değildi daha düne dek
Ağzınızı, ölçüp, aralardınız...
Kin duysanız dahi, yine de ürkek
Her harfi tartarak sıralardınız.
Akıl süzgecinde fikir eleyip
İsyandan sayılır her dudak bükme
Günahkâr gölgenle yarışma dostum
Vav eyle nefsini ilahi hükme
Zelîlin şahına danışma dostum!
Bir narin kuş tende, dar kafesinde
İkrârı insafın emrine verdim
Yokluktan berîsin; varsın Yâ Rabbi.
Baktığım her yerde mührünü gördüm
Yegâne sevgili, Yâr'sın Yâ Rabbi!
Şirke çağırsa da hayâdan üryan
İflah olmaz benim derdim; yâr sandığım yarasa'ydı
Dilimde âh dosta vardım; doksan dokuz yara saydı
Gönül yurdum derde harman, böyle imiş demek ferman
Çoktan bulunmuştu derman; Lokman işe yarasaydı.
Kaldır da başını arşa nazar et
Al Sancak göklerde ne kadar özel!
Senin bu şan, şöhret! Tarihten ibret
Al da bak, yaşamak ne kadar güzel
Aklın emaresi ne ün, ne kafa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!