Say ki usta ressamsın, yerküreyse bir tuval
Fırçanı zincirinden çözmeyi murâd ettin
Muazzam bir tabiat... belki bir saray, kral...
Envai çeşit obje çizmeyi murâd ettin
İster bi' dağ çizersin, göl olur panaroma
Hani mümkün olsa da tünel açsam zamana
Bin dört yüz küsur yılı uç ucuna eklesem
Katedip asırları aşkınla yana yana
Eşiğine baş koyup heyecanla beklesem.
Çehrenle kıyaslarken ayın hilal halini
Bir Bayrak ki al zeminde; üzerinde Ay-Yıldız
Onsuz kalan kal'a karlı; mazlum, yetim ve öksüz
Şan şerefken Şam'a türk/üm, coşar iken kızan-kız
Kuduranlar yine aynı; hain, alçak ve köksüz!.
Âriften aldığım tarife göre
En nezih vezn ile meramdır şiir
Erbab-ı kelama belli bir süre
İlâhî ilhamdan ikramdır şiir
Haz vermek olsa da şairin düşü
Sevgide makbul olan aşkın ilâhî türü
Bu türün aslı varken Aslı için yâr denmez
Sevmek de bir sanattır, bir muhabbet kültürü
Gerçek aşkın bedeli akçe ile ödenmez
Yirmili yaşlardı; karşıma çıktı
Taht kurdu gönlüme hep gidee gele
Çok güleryüzlüydü eli açıktı;
Duygu denizime o'ydu iskele
Benimle ağlardı bağrı yanıktı
Vahşilerin âleminde Hakk açık ferman olsa
Arslan ete veda eder, kurt kuzuya kaş çatmazdı
Şuârânın kaleminden dökülenler derman olsa
İşitenler hayâ eder kalp kırmaya can atmazdı.
Elimdeki son kandilin şuasına güman olsa
Hoş muhabbet, ahde vefa insanlığın gereği
Can yurdunda çiçek açmaz aşk tohumu ekmeden
Bozuk para cebi deler, bozuk insan yüreği
Harca gitsin hak edeni omuzuna çökmeden
Gönül bedenin kovanı, nezih kelam dile bal
İlâhîdir hayat dersi dünya denen bu okulun
Leyla deyip yanan yârsa, candan olur imtihanı
Hevasına dair hırsı Hakk yerine koyan kulun
Hayalinde her ne varsa, andan olur imtihanı
Ne avcının mahareti, ne okundan ne de yaydan
Für Intrige und Kriege eingestellt sind die Uhren
Hilferufe und Schreie von Arabern bis Uiguren
In den Händen der Barbaren wieder Blut, Mordspuren
Lauter Hass voller Trauer; keine Liebe in den Herzen
Um die Hoffnung dicke Mauer; tiefer sitzen die Schmerzen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!