Kum saati ne dur bilir ne durak
Akar iken feda bekler faniden
Can keyfine sinden ırak bir konak
Bakar iken biter ömür aniden
Zor sınava layık görmüş kulu Hakk
Gayretten ötesi nasibin işi
Hayallerim haddi aşmış... anladım
Huzurla yaşarken şükreden kişi
Onca terim boş telaşmış... anladım
Mal, makam aşkıyla yorulana dek
Dokunma vefasız, değme yarama
Azabından hissem kalbimi yorsun
Dilimde imasız çok söz var ama
Yazık ki ne desem anlamıyorsun
Gözüne haram et, gönlüne ırak
Kavramasan ne çıkar hayatın gayesini
Kum saati su gibi... aktığında anlarsın
Haddini aşanların hazin hikâyesini
Toprağın sinesine baktığında anlarsın
Bakmasını bilene görmeye bir güz yeter
Gafletin koynunda yatan yâr uyan
Kalbinden attığın beni ararsın
Yalnız kaldığında solup soğuyan
Tenine bu sıcak teni ararsın
Akarken seneler bir su misali
Lütf-u Rahman bir "çınar"san nam salan, çağ başlatan
"Darbe"sinden muştu bekler, dal kesen el, taş atan
***
Kim bilir kaç imtihandan çıktı ırkım alnı ak
Aç gönül köşkünü umuda yer ver!
Yeisi kül eder ilâhî sevgi
Can suyu ihlas ve sabırsa eğer
Dikeni gül eder ilâhî sevgi
El, halim hâlinle etse de alay
Ülküm var diyen Türk'e yakışmaz kılıç kında
Hedefe varmak için adım atmak gerekir
Kastı kahpelik olan dünden daha yakında
Unutana mazimi hatırlatmak gerekir
Sözde medenî Batı köle insan avında
Ruhun gıdası umut; işte o bitti bende
Tenden içe can için ikrama aş kalmadı
Aklım kabirde yahut giyeceğim kefende
Heva, heyecan için müsait baş kalmadı
Beyan açık ayet ayet;
Her emrin Bir amiri var...
Niyet halis ise şayet
Hataların tamiri var
Gönül hassas; narin, nazen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!