Aczini ikrarla, düşünüp sonu
Rabbini bilene kul derler oğul.
Sayısız olsa da beşerin yönü
Menzile varana yol derler oğul.
Yunus’da çağlayan, gönüller yapan
Zaman acâip olmuş, ağlayan çok, gülen az
Derdin bini bir para, geçmiyor bir gün ahsız
Ay buluta sitemkâr, bülbül eder güle naz
Vefasız, "dost" arıyor; kadirbilen, günahsız!
Kibir dağlar aşıyor bakan yok kimsesize
Dünyanın çivisi çıkmış yerinden
Dereler tersine aksa şaşırmam.
Kalp dilden muzdarip, alın, terinden
Göz helâle şaşı baksa şaşırmam.
Kaderin ördüğü ağ nakış nakış
Arzunun ayağı zemine bassın
Ne âfâkî olsun, ne de çok uçuk.
Varsın eller kızsın, yüzünü assın
Resûl'ün yolunu takip et çocuk!
Ne kalpte noksan var, ne dinde kara
Sorsalar karamsara "talihim hep kara" der
"Hasret koydu bahara, sitemlerim kar'a" der
Açılır serde baca derin bir âh yükselir
"Yüreğim paramparça, her parça bin yara" der.
Gam çekmemek ne mümkün; sînelerin dağlanıp
Huzurun yüreklerden alındığı demdeyiz...
Taşların artık hergün sıkı sıkı bağlanıp
İtlerin mereklerden salındığı demdeyiz.
Girdabına girmişiz karanlık mahfillerin
Yokluğun câna cefâ, sevdan bir ömre bedel
Fîrâkın kollarına atıp gitme...Olmaz mı...
Yeter ki yanımda ol, vız gelir bana ecel
Kızıp tozu dumana katıp gitme olmaz mı...
Katran karası düştü gecemin siyahına
Devir kötü, devran bozuk diyorlar
Devire de düzene de EYVALLAH.
Gözüm yaşlı, bana "yazık" diyorlar
Ezene de üzene de EYVALLAH.
HAKK´tan gelen bil ki yerli yerince
Gitme, dur Ey Yolcu! Selam ver bâri!
Kaldır başını da halime bir bak!
Sor, "neden çok üzgün Yorgun Süvari!
Düne dek ışırken gözlerde feri
Neden kara yazmış Kader Defteri
Neden hüzün kokar bu Gamlı Konak?"
"Ol" demiş, yarılmış göğsü toprağın
Bağrından bir bahar çıkıyor yine.
Kâinat diz çökmüş O’nun önünde
Rengarenk bir kilim dokuyor yine.
Kışı yaşamayan bilmez baharı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!