Arzunun ayağı zemine bassın
Ne âfâkî olsun, ne de çok uçuk.
Varsın eller kızsın, yüzünü assın
Resûl'ün yolunu takip et çocuk!
Ne kalpte noksan var, ne dinde kara
Sorsalar karamsara "talihim hep kara" der
"Hasret koydu bahara, sitemlerim kar'a" der
Açılır serde baca derin bir âh yükselir
"Yüreğim paramparça, her parça bin yara" der.
Gam çekmemek ne mümkün; sînelerin dağlanıp
Huzurun yüreklerden alındığı demdeyiz...
Taşların artık hergün sıkı sıkı bağlanıp
İtlerin mereklerden salındığı demdeyiz.
Girdabına girmişiz karanlık mahfillerin
Yokluğun câna cefâ, sevdan bir ömre bedel
Fîrâkın kollarına atıp gitme...Olmaz mı...
Yeter ki yanımda ol, vız gelir bana ecel
Kızıp tozu dumana katıp gitme olmaz mı...
Katran karası düştü gecemin siyahına
Devir kötü, devran bozuk diyorlar
Devire de düzene de EYVALLAH.
Gözüm yaşlı, bana "yazık" diyorlar
Ezene de üzene de EYVALLAH.
HAKK´tan gelen bil ki yerli yerince
Gitme, dur Ey Yolcu! Selam ver bâri!
Kaldır başını da halime bir bak!
Sor, "neden çok üzgün Yorgun Süvari!
Düne dek ışırken gözlerde feri
Neden kara yazmış Kader Defteri
Neden hüzün kokar bu Gamlı Konak?"
Fitne tarlasında hasat mevsimi
Zâlimin çehresi gülüyor bu dem.
Gözlerde öfkenin çekilmiş pimi
Gönüller hüzünle doluyor bu dem.
"Eşref-i mahlûkat!" Hani, nerede?
Yaram derin, tabip nâçar
Dost sandığım eldi, geçti...
Kasvet okun atmış, kaçar
Yüreğimi deldi geçti.
Bu nasıl iş, nasıl mizan?
Zerre kadar riyâ yoktur hayamda
Bekleyeyim sabaha dek kıyamda
Misafirim ol bir gece rüyamda
Hasretinle çok ağladı gözlerim
Gel ey Resûl! Gel, yolunu gözlerim.
Keşke, ödeyerek neyse ederi
Alabilse idik zamanı geri...
Artık nefes almak büyük beceri;
Gülen gözlerime yaş doldu bugün
Yaşamak ölüme eş oldu bugün.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!