Mecit Aktürk Şiirleri - Şair Mecit Aktürk

Mecit Aktürk

Aczini ikrarla, düşünüp sonu
Rabbini bilene kul derler oğul.
Sayısız olsa da beşerin yönü
Menzile varana yol derler oğul.

Yunus’da çağlayan, gönüller yapan

Devamını Oku
Mecit Aktürk

Zaman acâip olmuş, ağlayan çok, gülen az
Derdin bini bir para, geçmiyor bir gün ahsız
Ay buluta sitemkâr, bülbül eder güle naz
Vefasız, "dost" arıyor; kadirbilen, günahsız!

Kibir dağlar aşıyor bakan yok kimsesize

Devamını Oku
Mecit Aktürk

Dünyanın çivisi çıkmış yerinden
Dereler tersine aksa şaşırmam.
Kalp dilden muzdarip, alın, terinden
Göz helâle şaşı baksa şaşırmam.

Kaderin ördüğü ağ nakış nakış

Devamını Oku
Mecit Aktürk

Arzunun ayağı zemine bassın
Ne âfâkî olsun, ne de çok uçuk.
Varsın eller kızsın, yüzünü assın
Resûl'ün yolunu takip et çocuk!

Ne kalpte noksan var, ne dinde kara

Devamını Oku
Mecit Aktürk

Sorsalar karamsara "talihim hep kara" der
"Hasret koydu bahara, sitemlerim kar'a" der

Açılır serde baca derin bir âh yükselir
"Yüreğim paramparça, her parça bin yara" der.

Devamını Oku
Mecit Aktürk

Gam çekmemek ne mümkün; sînelerin dağlanıp
Huzurun yüreklerden alındığı demdeyiz...
Taşların artık hergün sıkı sıkı bağlanıp
İtlerin mereklerden salındığı demdeyiz.

Girdabına girmişiz karanlık mahfillerin

Devamını Oku
Mecit Aktürk

Yokluğun câna cefâ, sevdan bir ömre bedel
Fîrâkın kollarına atıp gitme...Olmaz mı...
Yeter ki yanımda ol, vız gelir bana ecel
Kızıp tozu dumana katıp gitme olmaz mı...

Katran karası düştü gecemin siyahına

Devamını Oku
Mecit Aktürk

Devir kötü, devran bozuk diyorlar
Devire de düzene de EYVALLAH.
Gözüm yaşlı, bana "yazık" diyorlar
Ezene de üzene de EYVALLAH.

HAKK´tan gelen bil ki yerli yerince

Devamını Oku
Mecit Aktürk

Gitme, dur Ey Yolcu! Selam ver bâri!
Kaldır başını da halime bir bak!
Sor, "neden çok üzgün Yorgun Süvari!
Düne dek ışırken gözlerde feri
Neden kara yazmış Kader Defteri
Neden hüzün kokar bu Gamlı Konak?"

Devamını Oku
Mecit Aktürk

"Ol" demiş, yarılmış göğsü toprağın
Bağrından bir bahar çıkıyor yine.
Kâinat diz çökmüş O’nun önünde
Rengarenk bir kilim dokuyor yine.

Kışı yaşamayan bilmez baharı

Devamını Oku