Ol deyince olduran O!; biz O'nu
Ne hikâye ne masaldan öğrendik
Tabutları dolduran O! Bu sonu
İbretamiz çok misalden öğrendik
Duygu deryâsından dolup aşk ile
Gönülden gönüle gür akmak gerek...
Muhabbet, letâfet çileyse dile
Kelâmı ehline bırakmak gerek.
Önemli diyerek yol-yordam, usul
Mûcize arayan aslına baksın
Öze ün seçilmez genler içinden
Âkıbet âşikâr, yine topraksın
Gafletle geçilmez günler içinden.
Kur'an kutlu kelam, kutsal emânet
Belli ki şişeden çıkmış artık cin
'Niçin?' Diye sormam o kibirli poz
Değmeyin keyfine; öttüğü için
Güneşi doğuyor zannetsin horoz
Rahmân'a ıraktır İblise çömez
Ey bîzâr ne âh çek ne de sitem et
Kördüğümden ibret almasını bil
Gönül dedikleri ilâhî mabet
Girip ilelebet kalmasını bil
Aşkın otağına yatağı ser ki
Makbul Haslet Pazarında göze çarpan hayli net
Kin ve nefret yok satıyor, bayram etsin öç bugün
Makul aklın nazarında hâlimiz hâl-i cinnet
Sevgi dili ok atıyor çare için geç bugün
Muştunu aldık şükür en mutena dillerden
Duamıza dualar ekliyoruz Yiğidim
Umut serdik yoluna îmanlı gönüllerden
Tâcın hazır, tahtına beliyoruz Yiğidim
Orta Asya'da yakıp fütuhat çırasını
"Sevda bi körebe" diyen; sıktın... farkında değilsin
Sol yanımdan ebediyen, çıktın... farkında değilsin
Haz umarken süslü handan, bezdirdin beni bu candan
Aşka dair imtihandan, çaktın farkında değilsin
Vaz'ı ölüm dünyadan haz, alan ile dostluk olmaz
Vakt-i salâ(h) şeytanasaz, çalan ile dostluk olmaz
Can emanet us bir ölçek, solar birgün her gül, çiçek
Ömür üç gün ölüm gerçek; yalan ile dostluk olmaz
Bu denli değildi daha düne dek
Ağzınızı, ölçüp, aralardınız...
Kin duysanız dahi, yine de ürkek
Her harfi tartarak sıralardınız.
Akıl süzgecinde fikir eleyip




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!