Gönül bağlarına diken ekilmez
Muhabbet sazına söz ara gönül
Sitemle dünyanın kahrı çekilmez
Bir arı misâli öz ara gönül.
Ok hedeften şaşar yayı germeden
Zilleti hak etmişse aranmaz başka sebep;
Bir Arslanın peşine çelimsiz enik düşer...
Dil âh'ı tüketmişse, özen gösterse de hep
Yunusca yazan kalem, "Yavuz'a" yenik düşer...
Bozuksa bir beşerin karakteri, ahlâkı
Çok fırtına gördü bu gamlı sînem
Ağlarsam aldırma; es bundan sonra!
Ne "aşkım" de artık, ne de "birtanem"
Selâmı sabahı kes bundan sonra.
Varsın avuçlarım yaş ile dolsun
Herşey âşikâr iken zûl sayılır divite;
Ufkumu perdeleyen zifiri, pusu yorum
Farkederse hüznümü haz verir diye ite
Sakladım gözyaşımı; çaresiz...susuyorum.
Sussam da, ârif olan, anlıyor bakışımdan
Suskun kalsın ne çıkar ahde bîvefâ kalem
Varsın mürekkebini yalan yanlışa satsın...
Destanlar dile gelsin, dinlesin cümle âlem
Mâzimi bilmeyene beni tarih anlatsın!
Anlatsın, es geçmeden en baştan başlayarak
Yaranmak zor imiş kadirbilmeze
Ne etsem kabahat, ne söylesem suç.
Sunduğum sevgiyi yaptılar meze
Herkese kırgınım; üç kişi hariç.
Kimi yüreğime ekti elemi
Susarsam kalem küser, hakikat yara alır...
Susarsam sözler eksik, şiirler yarım kalır...
Susarsam mazlum mahzûn, zâlim mesrûrdur, kesin
Vatanıma düşmansa hasmıyımdır herkesin!
Sarsıldık apansızın tam ortasında toyun
Yine senaryo aynı, oyun içinde oyun!
Alçaklar zannetse de, millet eğecek boyun...
Bu kez herkes pür dikkat; tehlikenin farkında!
Vatanıma tuzak var, Taksim Gezi Parkı'nda!
Rahmân'a Yâr dedik, tağuta ağyar
Amele gelince saptık rotadan...
Ne insanlık kaldı, ne hayâ, ne ar
Aynalar gördüğü çehreden bîzâr
Düne dek sağlamken ağza fermuar
Dile "ben"lik düştü, bozuldu âyar
"Dost" dediğin bedende el gibidir
Beş parmağın beşini de bir tutmam!
Vefâ, özde, imtihana tâbidir
Dostum beni unutsa da unutmam!
***




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!