Ağırdı omzuma hayatın yükü
Yol sarpa sardıkça çöktüm ağladım...
Kaderin emrine hep deyip "peki"
Sızımı sazıma döktüm ağladım.
Zâlim aynalara bakmaktan cayıp
Edep rahlesinden uzaksa dizin
Sözü bala banıp aş edemezsin...
Kapanır kapısı ilâhi gizin
Şeytanı dost sanıp, başedemezsin...
Gönül bir şelâle, dil ise ark'ın
Gör ki şimdi ne haldeyim senden ayrı düşeli
Gönül yurdum yangın yeri, sönmek bilmez har bende.
Düşlerim kasvet karası, umudum endişeli
Kalmadı gözümün feri; dilde âh-u zâr bende.
Sor ki gönül defterimden kaç kez sildim adını
Sohbete meze olmuş aynalara zül hâlin
Eklemler havlu atmış tutmuyor artık ayar...
Toprağın sinesine yakındır irtihalin
Gün akşam, güneş batmış; yol karanlık ihtiyar!
Geçilmezken daha dün kıskandıran cakandan
Öfke kazanına malzeme gerek
Artmalı arz talep; budur tüm olay.
Fitne tohumunu özen ile ek
Üç hamal beş merkep...gerisi kolay.
Acele etmeli çok geç olmadan
Madem ki bitti bu sevda
Arzuna uyar giderim...
Zor olsa ne ki elvedâ
Ahdime kıyar giderim.
Taşınca sabrımın kabı
Öyle anlar olur ki insan esirdir hüzne
Ne kalpte gam eksiktir, ne de gözde bir an nem...
Meşveret meclisinde tâbi olsa da izne
Ağlamak ayıp değil, sebep sen isen ANNEM...
***
Varsın yansın yürek, kavrulsun közde
"Hâr" olmasa ne yazardı kalemler?
Hüzüne yaş gerek, gönülde...gözde
"Zâr" olmasa ne yazardı kalemler?
Gâh ceylan bakışlı, gâh çeşm-i siyah
Hüzün demi artınca sitem geldi gaipten
Dedi; "Yeter be şair! " al umudu şu ipten!
Baktım henüz geç değil; kasvet ipi takıyor
Umut bir kalemime, bir de bana bakıyor.
İtinayla büyüttük, kanser oldu ur'umuz
Hoşgörünün bedeli cinnet mi, cinâyet mi?
Kırk yerden yara almış yamalı huzurumuz
Akan, gözlerin seli; beklenen hep âfet mi?
Henüz vakit var iken, olmadan herşey hebâ




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!